enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp Kayseri Haber Son Dakika Kayseri Haberleri Kayseri Büyükşehir Belediyesi Melikgazi Kayseri Kayseri Haberleri Haberler Kayseri Kayseri Haberler Haber Kayseriden Haber Kayseri Valiliği Kayseri Belediyesi Belediye Kayseri Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kayseri BB Kayseri İlçeleri İlçeleri Kayseri Kayserili AK Parti Kayseri Kayseri AK Parti Kayseri MHP MHP Kayseri MHP Kayseri İl AK Parti Kayseri İl Gelecek Partisi Kayseri Kayseri Gelecek Partisi Saadet Partisi Saadet Partisi Kayseri Kayseri Saadet Partisi Kayseri Saadet Partisi İl Deva Partisi Deva Partisi Kayseri Kayseri Deva Partisi Deva Partisi Kayseri İl Kayserispor Kayseri Kayseri Kayserispor Kayseri Büyükşehir Belediyesi Memduh Büyükkılıç Kocasinan Belediyesi Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar Çolakbayrakdar Kim? Palancıoğlu Mustafa Palancıoğlu Hacı Mustafa Palancıoğlu Kim? Talas Melikgazi Hacılar Bünyan Osman Alp Kahya Hüseyin Cahit Özden Recep Tayyip Erdoğan Süleyman Soylu Necmettin Erbakan Mahmut Hiçyılmaz Şaban Çopuroğlu İncesu Son Dakika Haber Kayseri Kayseri Haberleri Net Kayseri Tv Kayseri Radyo Kayseri Habibullah Efendigil Belediye İhale Park ve Bahçeler Hobi Bahçeleri Semt Konağı Kocasinan İlçesi Melikgazi Zabıta Baki Ersoy Nereli? Talas Belediye Başkanı Yahyalı Esat Öztürk Türk Haber Net Haber kayseri Vizyon Haber Kayseri Kayserispor Amatör Spor Ankara Kastamonu Çerkez Mantı Sinop Meysu İstanbul Boğazı Yunan Yuan Dolarcı Kur Ne? Sekan Tok Kim? Kayseri Anadolu Haber Gastepress ayaklıgaste somuthaber yerelhaber kayseri gündem kayseri e haber
DOLAR
7,5358
EURO
9,0249
ALTIN
411,42
BIST
1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
9°C
İstanbul
9°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
14°C
Çarşamba Çok Bulutlu
13°C
Perşembe Yağışlı
9°C
Cuma Az Bulutlu
11°C
SON DAKİKA
21:20 Futbol: Süper Lig
20:12 Bakan Koca, Kovid-19 vaka sayılarında en fazla artış ve azalmanın olduğu illeri açıkladı:
20:05 Futbol: Süper Lig
19:55 Hatayspor-Kayserispor maçının ardından
18:54 İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş: “Kayseri’yi görmezden gelmeyi bırakın”
17:00 Antalya'da düzenlenen Runatolia Maratonu'nda 3 bin 500 kişi yarıştı
15:55 Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp: Bu çatının altında tek bir amaca odaklanmalıyız, Trabzonspor'a
15:30 TFF ve kulüplerden 'kadına şiddete hayır' mesajı
15:30 Meclis Deprem Araştırma Komisyonu yüksek riskli binaların satışı ve kiralanmasına karşı öneri getirecek
15:30 CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin kaderini gençler belirleyecek
13:36 “Benim bütün sözüm; yalan dolanla siyaset yürüten CHP’ye”
11:17 Milyonlarca çalışan için karar ayı
10:26 2021 MTV ücretleri ne kadar oldu? MTV ödemeleri nereden yapılacak?
09:46 Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, “Türkiye’nin Varoluş Mücadelesi” seminerine katıldı
21:45 Bakan Soylu’dan görevlendirme yapılan Iğdır Belediyesi paylaşımı:
21:41 Fahrettin Koca’dan Kılıçdaroğlu’nda sert aşı tepkisi
21:36 Temel Karamollaoğlu’ndan Erdoğan’a: Üç kağıtçılık yapacak adam arıyor
21:20 Ali Erbaş’ın koronavirüs testi pozitif çıktı, tedavi altına alındı
19:40 Sivasspor, Galatasaray maçına hazır
17:31 KOSGEB’in destekleri teminatsız da verilebilecek
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Çin, Türkiye’ye sattığı aşıyı neden kullanmıyor? Detaya dikkat çekti

Çin, Türkiye’ye sattığı aşıyı neden kullanmıyor? Detaya dikkat çekti
21.01.2021
0
A+
A-

Prof. Dr. Dilek Arman, Çin’in Türkiye sattığı Coronavac aşısını neden kendi uygulamadığıyla ilgili açıklamada bulundu.

Prof. Dr. Dilek Arman, Çin’in Türkiye sattığı Coronavac aşısını neden kendi uygulamadığıyla ilgili, “Çünkü Çin’de bizdeki gibi büyük bir salgın yok. Çin, son dönemde ülke dışından gelenlerle birlikte 100’lü sayılarla ifade edilecek vaka sayılarına ulaştıysa bile, bizim gibi acilen salgını sonlandırmak üzere bir silah gereksiniminde değil” dedi.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, Türkiye’de yeni uygulanmaya başlanan Kovid-19 aşısıyla ilgili merak edilen sorulara yanıt verdi.

Kovid-19 için henüz bilinen etkili bir tedavi yöntemi olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Dilek Arman, “Şu anda da dünyanın hali, bize aşıdan başka bir çıkış yolumuzun olmadığını gösteriyor. Bulaşın önlenmesi için çeşitli toplumsal önlemler alınsa da yayılımın önüne geçilemiyor. Özellikle virüsün son dönemdeki ‘mutant suş’unun (değişim gösteren türünün) de ortaya çıkmasıyla, tüm dünyada çok katı önlemler alan ülkelerde de dahil olmak üzere, salgın yayılmaya devam ediyor. Bu durum bize gösteriyor ki, aşıdan başka bu salgının sonlandırılmasını sağlayabilecek bir koşul şu an için söz konusu değil” diye konuştu.

“ANTİKORLARIN VÜCUTTA KALIŞ SÜRESİ 3 AY CİVARINDA”
“Koronavirüsü ayakta fark etmeden geçirirken aşı olursam, hastalığım daha mı ağır geçer; neden?” sorusunun yanıtına Prof. Dr. Arman, “Sinovac aşısı aslında bildiğimiz teknolojiyle üretilen bir aşı (inaktif aşı) olduğu için geçmiş bilgilerimizden yararlanarak şunu söyleyebiliriz; aktif Kovid-19 hastalığına sahip kişi hastalığı belirtisiz atlatıyorsa, aşı olmasının hastalığın hafif geçirilmesine katkısı olabilir. Bunu dışında aşının kişiye herhangi bir kötü etkisi olacağını beklemiyoruz” diyerek cevap verdi.

” Koronavirüs enfeksiyonu geçirdikten sonra aşı olmak için ne kadar süre beklemesi gerekir?” sorusuna ise Arman, “Koronavirüs geçiren kişilerin yüzde 5-10’unda hiç antikor oluşmuyor. Burada tabi ki antikorun niteliği ve hücresel bağışıklık yanıtı gibi başka detaylar da var ama bunların bir kısmı hakkında henüz bilgilerimiz tam değil. Ama şu ana kadarki deneyimlerimize göre antikor oluşturmayan kişiler, hastalığın hemen arkasından aşılanabilir. Antikorların kalıcılığı konusunda ortalama 6 aya kadar bir beklenti söz konusu ancak pek çok uygulamada gözlemlediğim kadarıyla antikorların vücutta kalma süresi ortalama 3 ay civarında oluyor. Hastalığı atlatan kişilerin eğer antikor oluşturup oluşturmadığına baktırma şansları yoksa kabaca 3 ay sonra aşılanmalarının uygun olacağı düşüncesindeyim. Koşullar antikor baktırmak için uygunsa aralıklarla antikor kontrolü yaptırılması faydalı olacaktır” diye konuştu.

“AŞI SONRASI UYKU VE BESLENME DÜZENİNE DİKKAT EDİN”
Vatandaşın aşı olduktan sonra neler yapması gerektiğiyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Arman, “Mümkün olduğu kadar günlük yaşam değişiklikleri yapmamak, immun sistemi sağlam tutacak davranış modellerini sürdürmek en doğrusu. Uykumuza dikkat edelim, dengeli beslenelim, bu dönemde protein eksiği olmasın. Antikorun gelişme süresi normalde 7-10 günden itibaren başlar ama bu hastalıkta 3 hafta gibi bir süreye tekabül ediyor. Bu nedenle her zaman dikkat edilmesi gereken temizlik, maske ve mesafe kurallarına aşı döneminde biraz daha titizlikle uymak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“BİRİNCİ DOZDA ALERJİK REAKSİYON YAŞAYAN İKİNCİ DOZU OLMAMALI”
Aşının yan etkileri ve hangi yan etkiler sonucunda hastaneye gidilmesi gerektiği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Dilek Arman, sözlerine şöyle devam etti:

“İnaktif aşılar özellikle yan etki profili açısından en güvenli aşılardır diyebiliriz. Bu anlamda baktığımızda aşıdan yan etki nedeni ile çekinmeyi gerektirecek bir durum yok. Grip aşısı yumurta proteininde üretildiği için herkesin aklında ‘Yumurta alerjisi olanlar Kovid-19 aşısı olabilir mi’ sorusu var. Ancak Sinovac aşısı yumurtadan üretilmiyor. Dolayısıyla, bunun yumurta alerjisiyle bir ilgisi yok. Bildiğimiz kadarıyla inaktif aşılarda özellikle ‘alerji riski’ diye bildirebileceğimiz bir durum yok ama özellikle hastalığı geçirmiş kişilerde yani antikoru pozitif olanlarda (çünkü çalışmalar bunları kapsamadı) nasıl davranacağını bilmiyoruz. Bu yüzden bütün aşılarda olduğu gibi, kişilerin aşılar uygulandıktan sonra 30 dakika süre ile gözlemde olması gerekiyor. Çok yüksek oranda yan etki olmasını beklemiyoruz. İnaktif aşılar yan etkileri açısından oldukça güvenilirdir. Dolayısıyla sadece şu şekilde bir önlem olabilir: Şu anda birinci doz aşılar yapılıyor, bu sırada alerjik bir reaksiyon gelişen kimse olursa, ikinci dozu yaptırmaması önerilebilir. Aşının içinde çok düşük miktarda alüminyum vardır. Alüminyum, çok fazla alerji riski yüksek olan bir ajan değildir. Dolayısıyla bu anlamda sadece lokal reaksiyonlar beklenebilir. Her aşıda olabilen, aşının yapıldığı yerde ağrı, ısı artışı, şişlik, bazen halsizlik, baş ağrısı, ateş gibi yan etkiler de Faz 3 çalışmalarında bildirilen belirtiler arasındadır. Genellikle bu belirtiler kısa süreli olarak gelişir ve geçer. Hastaneye gitmeyi gerektirecek kadar şiddetli yan etkiler değillerdir.”

“GEBELER VE KEMOTERAPİ ALANLARA İSTEĞE BAĞLI UYGULANABİLİR”
Kimlerin aşı olması, kimlerin kesinlikle aşı olmaması gerektiği hakkında konuşan Arman, “İnaktif aşılar gebe ve ‘immün suprese’ (bağışıklığı baskılanmış) dediğimiz kanserli, kemoterapi alan hastalar veya HIV pozitif olanlar da dahil herkeste güvenle uygulanabilir aşı kategorisindedir. Ancak inaktif koronavirüs aşısı için yapılan çalışmalarda bu gruplar yer almadı. Risk gruplarından özellikle sağlık çalışanları ve 65 yaş üzeri kronik hastalığı olanlar için aşı olmayı öneririz. Risk grupları ile birlikte yaşayan/ bakım verenlerin de aşılanması influenza gibi solunum yolu ile bulaşan diğer enfeksiyonlar için aşılanmada ön sırada önerilen gruplardır. Ama şu anda aşı olmanın bulaştırıcılığı engelleyip engellemediğini bilmiyoruz; bu nedenle bu grubu hemen dahil edemeyiz. Yine de ilk planda mutlaka aşılanması gerekenler kişilerdir. Gebeler ve emziren anneler için aşı konusu şu anda için bir soru işareti çünkü çalışmada yer almıyor. Sağlık Bakanlığı’nın bizlere gönderdiği uygulama talimatında “Bu kişiler için risk yarar-zarar analizine göre karar verilmelidir” diyor. Bu kişiler eğer sağlık çalışanıysa ve çalışmaları gerekiyorsa, ben aşılanabilirler düşüncesindeyim. Ama riski olmayan, toplumda yaşayan ve çalışmayan bir gebenin aşı olmasındansa; izolasyon kurallarına dikkat etmesi, sosyal mesafe, maske ve el hijyeni uygulamalarını dikkatle uygulaması çok daha güvenli olacaktır” diye konuştu.

“AŞI OLAN KİŞİ VİRÜSÜ ETRAFINA BULAŞTIRMAZ”
Merak edilen sorulardan biri olan, “Kovid-19 aşısı olan bir kişinin virüs bulaştırma ihtimali var mı? Solunum yoluyla olmasa da temas yoluyla böyle bir risk oluşturur mu?” sorusuyla ilgili Arman, aşı olan kişinin virüsü etrafına bulaştırmayacağına dikkat ederek, şöyle konuştu:

“Aslında Kovid-19 aşısı olan kişinin virüsü bulaştırması beklediğimiz bir durum değil. Normalde koronavirüs bildiğimiz gibi solunum yoluyla bulaşıyor. Üst solunum yolundan alınıyor ve alt sonum yoluna ulaşıyor. Oysa biz aşıyı hem inaktive aşı olarak hem de virüsün normal vücuda girdiği yol dışında başka bir yerden (koldan) uyguluyoruz. Dolayısıyla, böyle bir durum olması beklenmiyor. Söylediğimiz grip benzeri yan etkiler de belki o inaktive virüse reaksiyon sonucunda gelişen durumlar ama çok yaygın görülmediğini biliyoruz. Bulaştıracak bir yer yok. Bir başka ifadeyle, aşıyla koronavirüsü biz solunum yolundan almıyoruz ki, solunum yolundan geri dışarıya çıkaralım. Dolayısıyla, giriş yolu farklı olduğu için virüsü vücudumuzun dışına çıkartıp da bulaştırabileceğimiz bir çıkış yolu yok. Bu yüzden de kastan enjeksiyonla verilen virüsün solunum yolundan gelip de elimize, burnumuza bulaşma olasılığı söz konusu değil. O yüzden aşı yapılan kişinin etrafına temas yoluyla da virüsü bulaştırma olasılığı yok.”

“AŞI OLDUKTAN SONRA KORONAVİRÜS OLUNMAYACAĞININ GARANTİSİ YOK”
“Aşı olduktan sonra yine de koronavirüse yakalanabilir miyiz?” sorusunda da Prof. Dr. Arman, “Aşı olduktan sonra Kovid-19 olmayacağımızın garantisi yok. Koronavirüse yakalanabiliriz. Eğer koronavirüse yakalanırsak, o zaman etrafımıza bulaştırmamız söz konusu olabilir. Başta da söylediğim gibi, aşı enfeksiyonun ağır geçirilmesine karşı çok daha yüksek oranda koruyucu oluyor. Tabi ki hastalığın geçirilmesine karşı koruyuculuğunu da bekliyoruz ve istiyoruz. Ama yüzde 100 değil bu oran. Hiçbir aşı için yüzde 100 koruma söz konusu değildir zaten” ifadelerini kullandı.

“GRİP VE ZATÜRRE AŞISI OLANLAR EN AZ 15 GÜN BEKLEMELİ”
Prof. Dr. Arman, “Grip aşısı olan kişinin Kovid-19 aşısı olmak için ne kadar süre beklemesi gerekir? Zatürre aşısı olan Kovid-19 aşısı da olabilir mi? Aradan ne kadar süre geçmeli?” sorusuna, “Aslına bakarsanız bunların hepsi inaktif aşı gurubunda dolayısıyla standart bilgilere göre aralarında süre bırakmaya gerek yok. Ama bu yeni bir aşı olduğu için grip ve zatürre gibi inaktif aşılarla arada 15 gün bırakılması öneriliyor. Eğer kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği gibi canlı aşılar yaptırıldı ise bu durumda da aşılar arasında 1 ay süre bırakılması öneriliyor” cevabını verdi.

ATEŞLİ HASTALIK GEÇİRİYORSANIZ AŞIYI ERTELEYİN!
Aktif grip veya başka bir enfeksiyonu olanların aşıyı olup olmamasıyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Arman, “Akut ateşli hastalık sırasında hiçbir zaman aşı yapmak istemeyiz. Bu doğru bir uygulama olmaz. Kovid-19 aşısı için de akut ateşli hastalık geçirildikten sonra aşı yapılmalı ki immün yanıt iyi olsun” dedi.

METAL ALERJİSİ OLAN AŞI OLMAMALI MI?
Metal alerjisi olanların aşı olmasıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Arman, “Çeşitli metallerle ciltte oluşan reaksiyonlarının “metal alerjisi” olarak tanımlandığını düşünüyorum. Ancak bu aşının kontrendikasyonları (olumsuz durumlara yol açabilecek yan etkileri) arasında metal alerjisi gibi bir tanımlama yer almıyor” diye konuştu.

BANYO YAPMAK SADECE LOKAL REAKSİYONU ARTIRABİLİR
Prof. Dr. Dilek Arman, “Aşı olunan gün banyo yapılmamalı önerisine uymak doğru mu?” sorusuna ise “Aşıdan sonra duş alınmaması, kişilerin mantık yolu ile oluşturdukları bir önlem olsa gerek. Aşı sonrasında aşırı sıcak duş almak, sadece lokal reaksiyon riskini artırabilir. Ancak bunun dışında, “Herhangi bir aşı sonrası duş alınmaz” diye bilimsel bir bilgi yok. Çünkü aşı uygulaması sonrasında cilt açıklığı hızla kapanıyor, buradan vücuda mikrop girmesini beklemiyoruz” yanıtını verdi.

Vatandaşın merak ettiği “Korona aşısı ne kadar süre koruyucu? Aşı yapıldıktan sonra vücudumuzda neler oluyor? Kaç gün sonra antikor gelişmeye başlar?” sorusunu ise Arman, “Korona aşısı için bağışıklığın ne kadar süreceği sorusunun yanıtını bilmiyoruz. Şu an henüz izleme evresindeyiz. Aşıların faz 3 çalışmasına katılan bireyler uzun süreli izlemde, ayrıca kitle aşılamaları sonrasında daha net sonuçlar elde edilecektir” diyerek cevapladı.

ÇİN’DE SALGIN BÜYÜK OLMADIĞI İÇİN AŞILAMAYA GEÇİLMEDİ
Bir başka merak edilen soru olan Sinovac aşısının Çin’de neden uygulanmadığıyla ilgili olarak Prof. Dr. Arman, şunları söyledi:

“Aşıdan yan etki nedeni ile çekinmeyi gerektirecek bir durum yok. Sinovac aşısının dünyadaki kabulünü geciktiren en önemli faktör, faz 3 çalışma sonuçlarının tam olarak yayınlanmış hale gelmemiş olmasıdır. Bu anlamda toplumda ‘Sinovac aşısı Çin’de bile uygulanmıyor, biz neden uyguluyoruz?’ gibi sorular da sorulabiliyor. Çünkü Çin’de bizdeki gibi büyük bir salgın yok. Yani Çin, son dönemde ülke dışından gelenlerle birlikte 100’lü sayılarla ifade edilecek vaka sayılarına ulaştıysa bile, bizim gibi acilen salgını sonlandırmak üzere bir silah gereksiniminde değil. Ama Çin’de de şu an bilindiği kadarıyla üretilen ve çalışması devam eden 4 aşı var. Bunların 4’ü de inaktif aşı diyebiliriz. Bizim ülkemizde de bilindiği gibi 17 adet aşı çalışması sürüyor. Bu aşıların bazılarının faz 1 ve faz 2 aşamaları tamamlanmış durumda, faz 3 hazırlıkları ise yapılıyor. Bu anlamda ülkemizde de çeşitli kurumlar tarafından aşı üretimine hazırlık gerçekleştiriliyor. İlerleyen günlerde muhtemelen ülkemiz de çok önemli sayıda aşıya erişim şansını sağlayabilecek.”

AŞIDAN DOLAYI YAŞANILACAK KÖTÜ BİR DURUM YOK
Prof. Dr. Arman, “Aşı olduktan aylar veya yıllar geçtikten sonra vücudumuzu olumsuz etkileyecek bir madde olabilir mi aşının içinde?” sorusunu ise şu sözlerle yanıtladı:

“İnaktif aşılar için bunu söylemek hiç doğru değil. Bu aşıdan başımıza gelecek bir kötü durum yok. Yeni bir aşı olması nedeniyle öngörülemeyen bazı yan etkiler tabi ki çıkabilir. Dünyadaki her yeni bilimsel tedavi ve uygulama için aynı durum geçerli. Nihayet çıktı diye çok sevineceğimiz ilaçlar için de bu durum söz konusu olabilir. Ancak salgının aciliyeti ortada. Yine de bu demek değil ki aşılar araştırma çalışmaları tamamlanmadan piyasaya çıkarıldı. Hayır, bütün çalışmalar yapıldı ama yapılırken faz 1’in erken sonuçları elde edilirken faz 2’ye başlandı, daha sonra faz 2’nin erken çalışmaları elde edilirken faz 3’e başlandı. Yani normalde aylara, hatta yıllara yayılan çalışma süreleri birbirinin üzerine eklenerek; çok daha bir yoğun şekilde, daha fazla personel, daha fazla iş gücü ve daha fazla yatırım ortaya konarak daha hızlı bir şekilde gerçekleştirildi. Dolayısıyla, yaygın uygulamada da bazı beklemediğimiz sonuçlar çıkabilir. Ancak bunlar asla aşıdan vazgeçmek için neden değildir. Şuanda dünyada ve Türkiye’de hiçbir koronavirüs aşısının yan etki sıklığı; Kovid-19 nedeni ile yaşanan ölüm sayıları ile kıyaslanabilecek kadar yüksek değil. Dolayısıyla, insanlar aşılanmamaları halinde koronavirüs enfeksiyonuna yakalandıkları zaman daha kötü sonuçlarla karşılaşacaklardır.”

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.