‘Uyguristancılar’ bunu görmeli… « Dürüst Haber

SON DAKİKA

‘Uyguristancılar’ bunu görmeli…

Bu haber 16 Ekim 2020 - 10:48 'de eklendi ve 6.775 views kez görüntülendi.

Tarih, Uluğ Türkistan’da Rus ve Çin siyasetinin temelinin ‘böl, parçala, yönet’ üzerine kurulu olduğuna dair örneklerle doludur. Maalesef her dönem bu siyasete alet olan Türkistanlılara şahit olunmuştur, olunmaya da devam etmektedir.

Bilindiği üzere Çin’de bütün basın-yayın ve sosyal medya ÇKP’nin kontrolündedir. Demokratik ülkelerde sıradan insanların sosyal medya hesaplarından paylaşımları bireyleri bağlasa da, mevzubahis Çin olunca işin seyri değişmektedir. Halkın her hareketini/paylaşımını kontrol altına alan ÇKP yönetiminin bir diğer mahir olduğu alan yine sosyal medya veya internet üzerinden toplum mühendisliği yapmaktır. Bu alanda kendi sınırlarını da aşan ÇKP yönetimi son dönemlerde başta komşu ülkeler olmak üzere uluslar arası topluma sıradan insanların sosyal medya paylaşımlarından veya sıradan bir web sayfasından yayınlanan içeriklerle mesaj üzerine mesaj vermekte.

Bu bağlamda Kazakistan’ın Çin’e bağlanmaya can attığı haberinin Çin web sayfalarında paylaşımı sonrası yaşananları düşündüğümüzde bu ve benzeri olayların araştırıldıkça daha çok ortaya çıkacağı hissine kapılmıştık ki, ÇKP yönetimi bizi yine yanıltmadı.

Lakin bu seferki iş daha büyük bir strateji üzerine kurulmuşa benziyor. Şöyle ki;

2017 yılında çekilen bir video birkaç gün önce twitter’da dolaşıma sokuldu. Pekin’de sıradan bir üniversitenin sıradan bir tarih bölümünden mezun ve yine Pekin’de 4 nolu ortaokulun müdürlüğünü yapan Shi Guo-peng adlı öğretmenin kısa videosundaki söz, mimik ve hareketleri nasıl bir Çin toplumu ve ÇKP yönetimi ile karşı karşıya geldiğimizi görmek açısından birçok done içermekte. Bu kısa videonun 9.36 dk’lık uzun daha vahim ifadelerle dolu versiyonu ise “bir tarih hocasının öfkesi” adıyla yayınlanmış.

Öncelikle kısa videodaki ifadelere göz atalım; “Bugün küçük bir Uygur grubu ülkelerini “Doğu Türkistan” olarak adlandırmakta. (tükürme ve tiksinti duyma hareketi). Onları gördüğünüz zaman terörist ya da ayrılıkçı olup-olmadıklarına bakmaksızın, yapılması gereken ilk iş bu *içleri gerçek atalarının kim olduğunu unuttukları için haşlamak gerekir. Nasıl Doğu Türkistan diyebilirsiniz? Eğer “Doğu Uygur Kağanlığı” derseniz bir şey demem. Eğer ona “Batı Uyguristan” derseniz buna katılabilirim bile ve bu kesinlikle tartışılabilir. Ama “Doğu Türkistan” derseniz sizi dövmek için tokat atmaktan çekinmem. Haksız mıyım? Bu benim resmi görevli bir tarih öğretmeni olarak vazifem. Sadece Doğu Türkistan dediğiniz için önce suratınıza 1400 kere tokat atacağım, ondan sonra konuşacağız. Tarihin birinde biz aynı zamanda Mısır’ı da yönettik. Gelecekte gerekirse şunu da söyleyebiliriz; “Mısır tarihi olarak Çin’in ayrılmaz bir parçasıdır”. (öğrenciler kahkaha ile gülüşüyor). Bunu sessizce kalbinizden saklayın. Bu bölümün bir video kaydını almalısınız (gülüşüyorlar).

Bu videodaki sözler öyle sıradan, alelade, gelişigüzel söylenmiş sözler değil, aksine bu sıradan bir öğretmen eliyle köhne bir stratejinin uygulamaya sokulmuş halidir. Bu olsa olsa bir taşla birden çok kuş telef etmenin sinsice dolaşıma sokulması halinin dışavurumudur.

Bu cümleler en basitinden Doğu Türkistanlıların birlik ve beraberliklerine, çok ama çok sinsice atılmış, pimi çekilmemiş bir el bombasıdır. Buradan murat bilhassa yurtdışındaki Doğu Türkistanlılar arasına nifak tohumları ekmek, sonrasında ise kardeşi kardeşe düşman hale getirip seyretmek, bu vesile ile bölüp parçalamak ve asırlardır devam ettirdikleri siyasetlerinin bir kere daha meyve verdiğini görmenin hazzını yaşamak.

Çin siyaset yapıcılar çok iyi bilmektedir ki, “Doğu Türkistan” tabiri birleştiricidir. “Uyguristan” zehrini yutacak birileri, “Kazakçılık, Kırgızcılık, Özbekçilik, Tatarcılık… vs” yapan birilerini tetikleyecektir. Bu da kardeşin kardeşi, henüz doğmamış bebeğe don biçmek ile ifade edilebilecek bir durumla meşgul edip, birbirlerine düşmanca bakmalarına ve nihayetinde de asla bir araya gelip güç birliği yapamayacakları bir hale sokmanın zehirlerinden biridir.

Zaten zikredilen bu durumla alakalı Doğu Türkistanlı kardeş boylar arasında kendini bilmez birkaç kişi tarafından inatla tezviratlar yapılmakta ve bu akılalmaz tartışmalar Doğu Türkistanlıların birlik beraberliklerine ciddi darbeler vurmakta.

Kazakistan’da yaşamakta olan bir Uygur’un Kazakistan topraklarının bir kısmıyla alakalı sözleri tamamen yukarıdaki paylaşımda dile getirilen sinsi siyasetin bir dışavurumudur. Aynı şekilde ülkemizde ve batılı devletlerde bu minvalde tezvirat yapanların da aynı yere, bilerek veya bilmeyerek, hizmet ettiklerini düşünenlerden ve asla ama asla bu türden tezvirat yapanların samimi olmadıklarına inananlardanım. Bu durum, hasbelkader Doğu Türkistan, umarım en kısa zamanda, bağımsız bir devlet olsa ki olacaktır, kardeşi kardeşe kırdırmanın altyapısını oluşturmaktır.

Bu türden oluşumlar içerisinde olanlardan veya bu yönde tezvirat yapanlardan bütün Doğu Türkistanlılar uzak durmalı, bırakın teşkilatlarında, aralarında bile barındırmamalıdırlar. “Doğu Türkistan, Uygur’u, Kazak’ı, Kırgız’ı, Özbek’i, Tatar’ı, Tacik’i ile bir bütündür vedahi asla parçalanamaz” duruşunu her Doğu Türkistanlı olmazsa olmaz bilmelidir.

Twitter paylaşımındaki “Mısır, Çin’in ayrılmaz bir parçasıdır” sözü ise gerçekten mankurtlaştırılmış koca bir toplumun bilinçaltına yerleştirilmiş, dünyayı yönetme ve her şeyi Çinlileştirme ideallerinin bir dışavurumudur. Ve gelinen noktada Çin toplumu ciddi psikolojik tedaviye muhtaç duruma düşürülmüştür denilebilir. Bu durumun tek müsebbibi ise ÇKP yönetimi ve onun eğitim sistemidir.

Kısa videonun 9.36dk’lık uzun versiyonunda tarih öğretmeni Shiguopeng bakın özetle neler söylüyor; “…Tang hanedanını örnek alalım, birkaç büyük azınlık milleti var. Yukarısı Tujue (Türk). İngilizce’de “Turkey” diyorlar yani hindi. Tang tarafından kovuldular ve Batı Asya’ya kaçtılar. Oradakilerle yaşayıp, melez oldular. Hatta Mısır’da da iki devlet kurdular. Yani Mısır da bizim ayrılmaz bir parçamız,gizlice bilelim (gülüşmeler). Dolayısıyla biz Mısır’ı da yönetmiştik. Tujue (Türk) güçlü olduğu zaman Tang’ın ilk imparatoru Liyuan’a bile biat ediyordu. Sonra Lishimin, Doğu Tujue’yi yendi ve Çinlileştirdi. Diğer Türkler de Batı Tujue devletini kurdu. Onu da imparator Wuzetian yok etti. Bu iki devlet yok olunca, Çin merkez devleti burada valilik kurup yönetmeye başladı. Bu işte Xinjiang’ın tarihten beri tarafımızdan yönetildiğinin ispatıdır… Şimdi yurtdışında bazıları “Doğu Türkistan” diye bir şey çıkarmışlar, aslında bunlar Uygur. Aslında Uygurların Türklerle bir alakası yok. Türk devleti burada yok olunca millet kalkındı, ismi Huihu veya Huihe. Yani Tang hanedanı Uygurları Türklerden kurtarıp, iyi davranıp, ekonomik ve kültürel diyaloglar kuruldu… Sonra bazıları batı taraflarına göç etti. Yuan (Moğol) hanedanlığı zamanında Uygur ismini aldılar ve şimdiki Xinjiang’daki Uygurlar bunlar. Yani Tang Hanedanı, Uygurları Türk esaretinden kurtardı, onlara iyilik yaptı ama şimdi az bir kesim Uygur, Doğu Türkistan diyor, tüküreyim. Gördüğünüzde sorgulanmadan önce yüzlerine tokat atılmalı. Çünkü soyunu unutmuşlar. Huihustan veya Uyguristan desen belki anlarım. Doğu Türkistan dedinmi, rezillik. Biliyor musun, Türklerin kağanı zamanında siz Uygur kağanının başıyla çiş yapılan leğen yaptılar. Daha tarihini bilmiyorsun,bağımsızlık istiyorsun. Günde 400-500 tokat atılmalı size. Han milletine karşısınız,han milleti olmazsa bugünlere gelebilir miydiniz?”

Bu ifadeleri kullanan şahsın akıbetini bilmiyorum, lakin ÇKP yönetimi ve izni olmadan böyle bir videonun dolaşıma sokulamayacağı kanaatindeyim. Ayrıca bu videoyu tevil etmeye çalışsak ne burada birkaç yazıya sığabilir, ne de ÇKP’nin eğitim sistemiyle mankurtlaştırılmışlara bir şey öğretebiliriz. Lakin bizim buradan çıkarmamız gereken ders veya dersler olmalı. Mesela Çinli tarih öğretmenlerinin bilimden nedenli uzak oldukları ve Çin tarafından yazılan uydurma tarihlerin genç nesilleri nasıl birer bağnaz haline dönüştürdüğü hususu üzerinde düşünmeliyiz.

Bununla da iktifa etmeyip acilen Doğu Türkistan davasında Çin’in bu türden sinsi emellerine alet olmayacak, tarihi objektif olarak bilecek ve ondan gerekli dersleri çıkartacak milli nesiller yetiştirmek gerekiyor. Doğu Türkistan davasında “kavmiyetçilik” yapmak sadece ve sadece şovenist Çin’in emellerine hizmet etmek olacaktır ki, buna hizmet edenleri tarih asla ve asla unutmayacak ve kesinlikle “hain” olarak yazacaktır.

Doç.Dr.Ömer Kulokul@durusthaber.com