Kayseri’nin 19. yüzyıldaki eğitim yapısına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Murat Cahid Cıngı, yaptığı açıklamada Kayseri’nin o dönemde adeta bir ilim merkezi konumunda olduğunu vurguladı.
Cıngı, 19. yüzyılın ortalarında şehirde 42 medrese bulunduğunu, bunların 22’sinin aktif olarak eğitim verdiğini belirtti. Toplam öğrenci sayısının ise 1.500’e ulaştığını ifade eden Cıngı; Sahabiye, Gülük, Honat (Kebir/Sağır), Hacı Kılıç, Melikgazi, Pervâne, Ziyaiye ile Eski ve Yeni Saray medreselerinin vakıf destekli, kayıt sistemi bulunan ve kademeli ders programı uygulayan kurumsal yapılar olduğuna dikkat çekti.
Kayseri medreselerinin, Nizamiye geleneğinden süzülen vakıf merkezli modelle eğitim verdiğini belirten Cıngı, müfredatın temel metinlerden ileri derslere doğru ilerlediğini ve bu yapının lise ile yüksek öğrenim arasında bir köprü niteliği taşıdığını ifade etti. Öğrencilerin yaş dağılımına da değinen Cıngı, 17–19 yaş grubunun yüzde 36 ile en yoğun kesimi oluşturduğunu, 20–23 yaş grubunun ise yüzde 25’lik oranla ikinci sırada yer aldığını söyledi. 10–13 yaş grubundan 30 yaş üstüne kadar uzanan geniş yaş aralığının, kademeli ve sistemli bir eğitim yapısını ortaya koyduğunu dile getirdi.
Kayseri’yi bölgesel bir merkez hâline getiren en önemli unsurlardan birinin öğrenci çeşitliliği olduğunu belirten Cıngı, Yozgat’tan 63, Kayseri kazalarından 49, Niğde’den 29, Maraş’tan 28 ve Adana–Kırşehir–Konya hattından 26 öğrencinin eğitim için kente geldiğini aktardı. Ayrıca 20 farklı aşiretten 86 talebenin kayıtlı olduğuna işaret eden Cıngı, bunun göçer ve yarı yerleşik toplulukların da düzenli eğitim arayışıyla Kayseri’ye yöneldiğini gösterdiğini söyledi.
Cıngı, ortaya çıkan verilerin 19. yüzyıl Kayseri’sinin Orta Anadolu’da sistematik medrese eğitimiyle kadro yetiştiren güçlü bir merkez olduğunu açıkça ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.
Berdan Altun




