AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, şehrin ana merkezi konumundaki Melikgazi ilçesinin tarihsel serüvenine ışık tuttu. Cıngı'nın anlatımıyla Melikgazi, idari olarak genç bir ilçe gibi görünse de üzerinde yükseldiği şehir dokusu bakımından Anadolu'nun en eski ve en kesintisiz yerleşim alanlarından birini oluşturuyor. 7 Aralık 1988 tarihinde Kayseri merkez ilçesinin ikiye ayrılması sonucu Kocasinan ile birlikte kurulan Melikgazi'nin esas tarihi, Kayseri'nin binlerce yıllık şehir geçmişinden besleniyor. Cıngı, bugün Melikgazi sınırları içinde kalan alanın, antik çağdan itibaren şehrin idari, ticari ve kültürel merkezini oluşturduğunu ve bütün tarihsel katmanların bu coğrafyada üst üste biriktiğini ifade etti.

Selçuklu'nun İkinci Başkenti
Anadolu'nun Türkleşme sürecine de değinen Milletvekili Cıngı, 1071 Malazgirt Zaferi sonrasında Kayseri'nin Danişmentliler ve ardından Anadolu Selçukluları tarafından fethedilerek Türk ve İslam şehir kimliği kazandığını hatırlattı. Selçuklu döneminde Kayseri'nin, Konya'dan sonra devletin en önemli 2'nci başkenti haline geldiğini belirten Cıngı, Gevher Nesibe Şifahanesi, Hunat Hatun Külliyesi, medreseler, hanlar ve hamamların bu dönemde şehrin bir ilim, sağlık ve ticaret merkezi olarak yeniden inşa edildiğini gösterdiğini anlattı. Özellikle Gevher Nesibe Şifahanesi'nin Kayseri'yi Orta Çağ İslam dünyasının bilim merkezleri arasına yerleştirdiği vurgulandı.
Melik Ve Gazi Unvanlarının Sırrı
Anlatımında Melikgazi adının kökenine de inen Cıngı, bu ismin Anadolu'nun Türk yurdu haline gelmesinde kurucu rol oynayan Danişment Gazi'ye atıf taşıdığını söyledi. Malazgirt sonrasında Sivas, Tokat, Amasya ve Kayseri hattında Bizans hakimiyetine son veren Danişment Gazi'nin, Orta Anadolu'da kurulan ilk Türk beyliğinin lideri olarak Anadolu'nun siyasi kaderini belirlediğini ifade eden Cıngı, kelime anlamlarını da paylaştı. Melik unvanının hükümdarlığı, Gazi unvanının ise fetih ve akın geleneğini temsil ettiğini belirten Cıngı, bu nedenle Melikgazi isminin yalnızca bir ilçeyi değil, Kayseri'nin Türk egemenliğiyle tanıştığı tarihsel kırılma anını ve kurucu fetih hafızasını simgelediğini dile getirdi.

İki Bin Yılı Aşan Şehir Hafızası
Tarih boyunca Melikgazi'nin kadılık, çarşı, hanlar ve idari yapılarla şehrin ana merkezi olmayı sürdürdüğünü sözlerine ekleyen Cıngı, Cumhuriyet döneminde sanayileşmeyle birlikte Kayseri'nin hızla büyüyüp çevreye doğru genişlediğini ancak tarihi merkezin her zaman bugünkü Melikgazi hattında kaldığını anlattı. Cıngı, Melikgazi'nin Kayseri'nin 2 bin yılı aşan şehir tarihinin modern idari adı olduğunu, bir belediye sınırından çok daha fazlasını ifade ettiğini ve Anadolu'nun fetihle başlayan, ilimle şekillenen tarihinin yaşayan merkezi olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.
Sılanur Atila





