Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran hattında yaşanan savaşın küresel piyasalara etkisi giderek derinleşiyor. Varlık fiyatlarında sert dalgalanmalara neden olan savaşın ilk ayının geride kalmasıyla birlikte, artan jeopolitik riskler, enerji maliyetleri ve enflasyon baskıları piyasaların yönünü belirleyen ana unsurlar oldu. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu tetiklemesi ve ABD Merkez Bankasının daha sıkı bir para politikası izleyebileceğine yönelik beklentiler, yatırımcıların risk algısını zirveye taşıdı. Bu zorlu süreçte güçlenen dolar, yükselen tahvil faizleri ve artan likidite ihtiyacı, altın fiyatları üzerinde eşine az rastlanır bir baskı oluşturdu.
Altında Tarihi Çöküş
Yaşanan bu küresel baskı, altın piyasasında tarihi bir çöküşü beraberinde getirdi. Altının ons fiyatı mart ayında yüzde 11,3 oranında değer kaybederek 2008 yılında yaşanan Küresel Finansal Kriz döneminden bu yana en sert aylık düşüşünü kaydetti. Yaşanan bu rekor kaybın ardından ons altın 4.099,52 dolara kadar gerileyerek Kasım 2025 tarihinden bu yana en düşük seviyesini görmüş oldu. Uzmanlar, tahvil faizlerindeki durdurulamayan yükselişi, ABD Merkez Bankasının faiz indirimi yapmayacağı yönündeki beklentileri ve küresel çapta dolara olan talebin artmasını altındaki bu sert düşüşün temel nedenleri olarak gösteriyor.
Sılanur Atila




