1961 yazında Amerikalı film yıldızı Elia Kazan’ın Kayseri’ye gelişi, dönemin siyasi karmaşası arasında dikkat çekici bir olay olarak kayıtlara geçti. O yıllarda 27 Mayıs Darbesi sonrası Demokrat Parti milletvekilleri Yassıada’da yargılanıyordu. Kazan, daha önceki ziyaretlerinde yakın ilgi gördüğü Belediye Başkanı Osman Kavuncu’yu bu kez duruşmayı takip etmek için görmek üzere Kayseri’ye gelmişti.
Gazetemiz adına onu takip etme fırsatı buldum. Kazan, ailesinin köyü Germir’e uğrayacaktı. Vilayet kendisine bir araç tahsis etmişti; biz de başka bir araçla köye vardık. Ünlü oyuncunun ilk durağı köyün kilisesi oldu.

Ancak kilise, ahıra çevrilmiş ve içine hayvanlar doldurulmuştu. Kazan, yanındakilere, “Sizin dininiz, bizim ibadethanelerimize böyle muamele yapmaya izin vermez herhalde,” diyerek duruma tepkisini gösterdi. Ona rehberlik edenlerse “Ben o işlerden anlamam” diyerek durumu geçiştirdi.

O an büyük bir üzüntü hissettim. Kilise de bir ibadet yeriydi; onlar da bizim inandığımız Yüce Yaratıcı’ya inanıyor ve ibadet ediyorlardı. Köyde Hristiyan kalmamıştı belki, ama kilisenin bu şekilde hoyratça kullanılması anlaşılır değildi. Resmini çekerken utanmıştım.
Bu olay, dönemin toplumsal ve kültürel hassasiyetlerini gözler önüne sererken, ibadet yerlerinin korunmasının önemini de bir kez daha hatırlatıyor.
Yusuf Kartal




