Doğutürk, Çin’in Uygur Türklerine yönelik uyguladığı sistematik baskının en vahşi örneklerinden biri olan Barın Katliamı’nın hafızalardan silinmemesi gerektiğini vurguladı.
Doğutürk açıklamasında, “5 Nisan 1990'da, Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında Çin yönetimi tarafından Uygur halkına karşı büyük bir katliam gerçekleştirildi. Çin kaynaklarına göre 5.000 Uygur Türkü bu saldırılarda şehit edildi. Ancak gerçek sayı ve olayın vahameti yıllardır gizlenmekte, çarpıtılmaktadır” dedi.

Olayın, Uygur Türklerinin sosyal, kültürel ve dini özgürlük talepleri üzerine başladığını belirten Sadullah Doğutürk, Çin hükümetinin bu taleplere şiddetle karşılık verdiğini ifade etti. Barın halkının özgürlük çığlığına karşı bölgeye sevk edilen askeri birlikler, protestoları kanla bastırdı.
Barın Katliamı’nın sadece bir gün değil, yıllardır süregelen baskı politikasının bir yansıması olduğunu belirten Doğutürk, bu olayın Türk dünyasında ve Türkiye’de büyük bir yankı uyandırdığını söyledi. Türkiye’den hem halk hem de hükümet düzeyinde Çin’e karşı tepkiler yükseldiğini hatırlattı. O dönem sivil toplum kuruluşları da çeşitli kampanyalarla Uygur halkının yanında olduklarını kamuoyuna duyurdu.
“Uygurların kültürel ve dini özgürlükleri, Türk halklarının ortak vicdan meselesidir” diyen Doğutürk, Barın Katliamı’nın, Çin’in Doğu Türkistan’daki baskıcı yönetimini gözler önüne serdiğini vurguladı. Ancak Çin’le olan ekonomik ilişkiler nedeniyle uluslararası tepkilerin çoğunlukla diplomatik sınırlar içinde kaldığını belirtti.
Doğutürk, son olarak şunları söyledi: “Barın’da yaşananlar bir halkın hürriyet hayalinin kanla bastırılma girişimidir. Bu acı tarih unutulmamalı, unutturulmamalıdır. Çin’in Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri her platformda gündeme taşınmalı, sessiz kalınmamalıdır.”





