Pınarbaşı ilçesinde yapılması planlanan patlayıcı tesisi projesine ve Kayseri Öğretmenevi’nin kapatılmasına ilişkin net mesajlar veren Altun, “Bu projeye olur demek, çocuklarımızın geleceğini riske atmaktır. Öğretmenevinin kapanması ise Kayseri’nin vizyonuyla örtüşmeyen bir sorumsuzluktur” dedi.
“Bu Sadece Bir Çevre Felaketi Değil, Kamu Vicdanı Meselesidir”
Pınarbaşı ilçesi Eğrisöğüt ve Aşağıbeyçayır mahalleleri arasında kurulmak istenen patlayıcı üretim, depolama ve kapsül montaj tesisiyle ilgili konuşan Altun, bölge halkının haklı tepkilerine, bilirkişi raporlarına ve bağımsız kurumların sahadan elde ettiği verilere dikkat çekti.
“Proje, bilime, hukuka ve halk iradesine aykırıdır” diyen Altun, projenin mera vasfı taşıyan araziler üzerine planlandığını ve tarım dışı kullanıma açılmasına yönelik alınan idari kararların da halen yargı sürecinde olduğunu vurguladı. Şirketle kamu kurumları arasında ihaleden çok önce yapılan yazışmaları belgeleyen örnekleri paylaşan Altun, “İhale sadece şekli bir prosedür olarak yürütülmüş, kamu kaynakları belirli gruplar lehine planlanmıştır” ifadelerini kullandı.
Bilirkişi Raporu: “Proje Bilimsel Olarak Uygulanamaz”
Kayseri 2. İdare Mahkemesi’ne sunulan bilirkişi ek raporunda; tesisin tarım alanlarını tehlikeye attığı, yerleşim birimlerine çok yakın olduğu, trafik ve çevre kirliliği yaratacağı ve su kaynaklarını tehdit ettiği yönünde net tespitlerin yer aldığını dile getiren Altun, “Bu kadar ağır bilimsel uyarılara rağmen projenin sürdürülmesi, akıl ve vicdan dışıdır” dedi.
Çevre örgütleri ve uzman derneklerin raporlarının da dikkate alınmadığını belirten Altun, projenin ekosistemi yok edeceğini, Zamantı Irmağı’na kadar uzanabilecek bir kimyasal tehlike oluşturduğunu belirtti.
“Meclise Taşındı, Mücadele Sürüyor”
Projeyi TBMM gündemine taşıyan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın’ın soru önergesine de değinen Altun, partinin hem yerelde hem de meclis düzeyinde sürecin sıkı takipçisi olduğunu ifade etti. Hukuk İşleri Başkanlığı’nın tüm hukuki yolları kullanarak, bu projeye karşı meşru zeminde mücadelesini sürdüreceğini kaydetti.
“Kayseri Küçülüyor mu da Bizim Haberimiz Yok?”
Altun’un açıklamasının ikinci gündem maddesi ise Kayseri Öğretmenevi’nin kapatılması oldu. Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan eski binanın yerine Talas’ta tahsis edilen yeni yapının bir buçuk yıldır faaliyete geçirilmemesi, Saadet Partisi’nin tepkisini çekti.
“Koca şehirde bir öğretmenevine uygun bina mı bulunamıyor?” diyen Altun, bunun sadece bir bina değil, şehrin vizyonuyla ilgili bir sorun olduğunu dile getirdi. “Bu karar, eğitimcilerin sosyal, kültürel ve konaklama ihtiyaçlarını yok saymaktır. Kayseri’nin potansiyeline yakışmayan bir ihmaldir” şeklinde konuştu.
Saadet Partisi: “Halkın, Doğanın ve Eğitimcilerin Yanındayız”
Basın toplantısının sonunda, kamuoyuna net bir çağrıda bulunan İl Başkanı Altun, “Bu proje sadece bir çevresel tehdit değil, bir vicdan sorunudur. Kayseri'nin doğasını, suyunu, toprağını ve insanını savunmak bizim görevimizdir. Aynı şekilde öğretmenlerimizin onurunu da sahipsiz bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Altun, çevre örgütleri, bilim insanları ve tüm v





