Belçika’nın doğusunda, Almanya sınırına birkaç kilometre mesafede bulunan Faymonville köyü, sıra dışı kimliğiyle dikkat çekiyor. Nüfusunun tamamı Belçikalılardan oluşan köyde yaşayanlar, etnik kökenleri Türk olmamasına rağmen kendilerini “Türk” olarak tanımlıyor.
Köyde Türk bayraklarının evlerin balkonlarında ve sokaklarda yer alması, ziyaretçiler için şaşırtıcı bir manzara oluşturuyor. Faymonville’de “Türk olmak” bir milliyet değil, tarihsel bir duruş ve kimlik anlamı taşıyor.
Bu ilginç kimliğin kökeni Orta Çağ’a, Haçlı Seferleri dönemine dayanıyor. Rivayete göre köy halkı, çevredeki diğer yerleşimlerin aksine Haçlı ordularına katılmayı reddetti. Bunun üzerine komşu köyler tarafından alaycı bir şekilde “Türk” olarak adlandırılan Faymonville halkı, zamanla bu lakabı bir gurur simgesi haline getirdi.
Yüzyıllar içerisinde “Türk” adı köyün resmi kimliğine dönüştü. Günümüzde bu miras, her yıl düzenlenen Türk festivali ile yaşatılıyor. Festival süresince köy kırmızı-beyaz renklere bürünüyor, geleneksel kıyafetler giyiliyor ve Türk kültüründen esinlenen müzikler ile yemekler sunuluyor.
Faymonville köyü, kan bağıyla değil, tarihsel bir hikâyeyle kazanılmış “Türk” kimliğiyle Avrupa’nın en dikkat çekici yerleşimlerinden biri olmaya devam ediyor.belçika
Yusuf Kartal





BENİM KÖYÜM Baharda şenlenir bağı, bahçesi Kokusu başkadır benim köyümün Unutturur adama gamı, kederi Havası başkadır benim köyümün XXX Akşam olur herkes döner evine Can kurban inan ki benim köyüme Gülabi'nin torunları derler bizlere Özü başkadır benim köyümün XXX Yeşil yeşil meşeleri var dağında Meyve ağaçları çiçek açar bağında Her çeşit otlar yeşerir toprağında Yeşili başkadır benim köyümün XXX Köyümün kenarından akar çayı Kıvrım kıvrım dolanır sular tarlayı Unuttum sanma orda olmayı Dostluğu başkadır benim köyümün XXX Yaz gelince çıkarlar yaylaya Gurbetçiler hasretle döner sılaya Benden selam olsun Aziz Ağa'ya Sevgisi başkadır benim köyümün İBRAHİM SEVİNDİK