(DÜHA)- Miraç, İslam inancına göre Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Allah’ın huzuruna yükseldiği kutlu yolculuğu ifade ediyor. Bu olay, hem manevi derinliği hem de taşıdığı mesajlar nedeniyle İslam tarihinde özel bir yere sahip bulunuyor.
Miraç hadisesi, Hicret’ten yaklaşık bir yıl önce, miladi takvime göre 621 yılında gerçekleşti. Rivayetlere göre bu yolculuk, Recep ayının 27’nci gecesinde yaşandı ve bu gece Miraç Kandili olarak idrak edilmeye başlandı.
İslam kaynaklarında anlatıldığı üzere Miraç, iki aşamadan oluşuyor. İlk aşama olan İsra, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmesini ifade ediyor. İkinci aşama olan Miraç ise Peygamber Efendimizin semaya yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesini anlatıyor.
Bu ilahi yolculuk sırasında Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlerle görüştüğü, cennet ve cehennemi müşahede ettiği ve ümmetine namaz ibadetinin farz kılındığı bildiriliyor. Miraç, bu yönüyle yalnızca bir mucize değil; ibadet, ahlak ve sorumluluk bilincini insanlığa hatırlatan ilahi bir mesaj olarak kabul ediliyor.
Din âlimlerine göre Miraç, insanın Allah’a yakınlaşma arzusunu, sabrı ve teslimiyeti simgeliyor. Aynı zamanda kulun kendisiyle yüzleştiği, kalbini arındırdığı ve manevi bir yükseliş yaşadığı sembolik bir durak olarak değerlendiriliyor.
Bu nedenle Miraç Kandili, İslam dünyasında dua, ibadet, tefekkür ve arınma gecesi olarak idrak ediliyor; birlik, merhamet ve kardeşlik duygularının güçlenmesine vesile olması temenni ediliyor.
Musa Yusuf Işık




