Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, adli yargı hakimleri ve cumhuriyet savcılarının kura töreninde hakim ve savcılara seslenerek sosyal medya konusunda uyarıda bulundu. "Ben siyasetçi olmasam hiç sosyal medya kullanmam." diyen Bozdağ, "Sosyal medya sizin için de büyük bir zarara, sıkıntıya yol açabilir" dedi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Hakimler ve Savcılar Kurulu Konferans Salonu'nda düzenlenen adli yargı hakimleri ve cumhuriyet savcılarının kura töreninde kürsüye çıkarak açıklamalarda bulundu. Bozdağ, hakim ve savcılara seslenerek sosyal medya uyarısı yaptı. Bozdağ, "Ben siyasetçi olmasam hiç sosyal medya kullanmam. 'Kullanmayın' demiyorum; ama mutlaka dikkat edin, mecbur değilseniz kullanmayın" dedi.Bozdağ, "Sosyal medya sizin için de büyük bir zarara, sıkıntıya yol açabilir. Bu konuya hakim ve savcılarımızın özellikle dikkat etmelerini istirham ediyorum." ifadelerini kullandı. "Bizim bilmek, öğrenmek ve bunu her türlü kararlarımıza yansıtmak ana vazifemizdir" diyen Bozdağ sözlerine şu şekilde devam etti:"Eksiklerimizi görüp tamamlamaktan asla çekinmeyelim. Adalet mülkün temelidir, adalet Allah’ın evrene koyduğu ölçüdür. Adalet savcının ya da hakimin ihsanı değildir; çünkü adalet hakimin görevidir, ihsan yapmıyoruz biz, herkese hak ettiğini veriyoruz. Emirlere uyanlar eğer adalet dağıtırken ikramda bulunduğunu düşünüyorsa o asla adil bir hakim de adil bir savcı da olamaz. Çünkü adalet ile hak ile hükmetmek bizim vazifemizdir. Biz vazife yapıyoruz, kimseye ihsan yapmıyoruz. Adalet ile hükmetmek bizi biz yapan değerlerimize uygun davranmak demektir aynı zamanda."
VİCDANIMIZIN HÜR OLMASI YETMEZ HUKUK VE KANUN İLE BAĞLI OLMASI ŞART
Yargı görevi yapanların takdir hakkına değinen Bozdağ, takdir hakkının keyfe göre kullanılması halinde verilen kararın hakka değil zulme hizmet edeceğini söyledi. Konuşmasında vicdan vurgusu da yapan Bozdağ, "Biz ‘Vicdanıma göre karar verdim’ dediğimizde vicdan bizi doğru noktaya götürmeyebilir. Anayasa, vicdanı başıboş bırakmıyor. ‘Vicdanım bana böyle söylüyor, benim kararım bu’ dersek haksızlığın büyüğünü bizden adalet bekleyenlere karşı yapmış oluruz. Vicdanımızı hukuka bağlı yönettiğimizde kararlarımızdaki isabet oranı artar. Vicdanımızın sadece hür olması yetmez aynı zamanda vicdanımızın hukuk ve kanun ile bağlı olması şarttır" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin FETÖ nedeniyle büyük bedel ödediğini kaydeden Bozdağ şöyle konuştu:"Yargı da aziz milletimiz de ödedi. Bütün hakim ve savcılarımızın milletimize ve devletimize yeni bedeller ödetmesine izin vermemesi asli vazifelerindendir. Hepimizin bir dünya, siyasi görüşü var. Esas bağımsızlık bize ait olan görüşlere, ideolojilere karşı da aklımız ile hareket edip, yasalara sadakatten ayrılmadan dimdik durabilmektir.KARARLARINDA OLAYLARA VE BAKIŞLARINI YANSITMAMASI GEREKİR
Kendi sahip olduklarınıza karşı dimdik duramazsanız başkalarına karşı da dimdik duramazsınız. Hakim ve savcılarımızın sahip olduğu kendi dünya görüşlerine karşı da kendilerini koruması, kararlarında olaylara bakışlarını yansıtmaması gerekir. Bu bağımsızlık ve tarafsızlık konusu üzerinde daha çok durmakta fayda var. Medyaya karşı bağımsız, tarafsız, siyasete karşı bağımsız, tarafsız, bölgeciliğe karşı bağımsız, tarafsız, inançlara karşı bağımsız, tarafsız, bizim kararlarımızı olumsuz etkileyecek her şeye karşı bağımsız ve tarafsız olmamız icabet eder. Bir hakim ve savcının huzurunda yargılama sırasında ya da odasında güçlüler ile zayıflar eşit muamele görmüyorsa orada hakim, savcı, adalet yok demektir. Buna izin vermeyin."GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMAYIN
Geciken adaletin adalet olmadığını belirten Bakan Bozdağ, karar doğru olsa da geç çıktığında bekleyenleri memnun etmeyeceğini ifade etti.Bozdağ, "Deliller tam toplanmadan bir savcı iddianame düzenlerse o zaman iddianameye muhatap mahkeme eksik delilli iddianameyi kabul ederse işin içinden çıkamaz. Ben emniyet mensupları ile bir araya geldiğimde de söyledim; savcının huzuruna gelen dosyada eksik evrak varsa getirenin önüne dosyayı koyacaksınız, ‘Tamamla dosyayı öyle getir’ diyeceksiniz. Hakimsiniz, mahkeme başkanısınız, önünüze iddianame geldi baktınız eksik, hiç gözünün yaşına bakmayın, iade edin, tamamlasın getirsin" diye konuştu.HAKİM VE SAVCILARA SOSYAL MEDYA UYARISI
Sosyal medyayı kullanan hakim ve savcıların milletin gözündeki saygınlıklarına zarar verdiğini söyleyen Bozdağ, kendisinin siyasetçi olmasa sosyal medyayı hiç kullanmayacağını söyledi.Bozdağ sosyal medyaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:"Sosyal medya mahkemeleri çıktı. Sosyal medya; savcının görevini hakimin görevini yapıyor. Sosyal medya mahkemeleri mahkum ediyor, biz onları takip ediyoruz. O zaman biz neden varız? Biz herkesten önce olacağız. Elimizde devletin verdiği imkanlar var.MECBUR DEĞİLSENİZ KULLANMAYIN
Sosyal medya ile ilgili bir tavsiyem; sosyal medyayı kullanan hakim ve savcılarımız milletin gözündeki saygınlığa gerçekten zede veriyorlar. Ne kadar 'Tarafsızım' dese bile bir şey yazıyorsunuz birileri rahatsız oluyor. Ben siyasetçi olmasam hiç sosyal medya kullanmam. 'Kullanmayın' demiyorum; ama mutlaka dikkat edin, mecbur değilseniz kullanmayın; ama 'ihtiyacım var, kullanacağım' diyorsanız ona göre kullanın.SOSYAL MEDYA SİZİN İÇİN BÜYÜK BİR ZARARA, SIKINTIYA YOL AÇABİLİR
Mümkün mertebe bizim konuştuğumuz yerin kararlarımız olduğunu unutmadan, konuşma ihtiyacımızı muhteşem karar gerekçeleri yazarak orada söyleyelim. Sosyal medya sizin için de büyük bir zarara, sıkıntıya yol açabilir. Bu konuya hakim ve savcılarımızın özellikle dikkat etmelerini istirham ediyorum. Danıştay'a seçtiğimiz kıymetli üyelerimiz var, onlar da mazbatalarını alacaklar" dedi.Konuşmaların ardından, 1 Haziran'da Danıştay üyeliğine seçilenler mazbatalarını aldı, kura çekimi yapıldı.