Bursa’nın İznik ilçesinde 59 yıldır yorgancılık yapan 72 yaşındaki Ali Topkara, mesleğini devredecek çırak bulamadığını söylüyor.
13 yaşında çırak olarak adım attığı yorgancılıkta ustalık ve kalfalık dönemlerini tamamlayan Topkara, 1980’den bu yana kendi dükkânında yün yorgan, yastık ve yatak dikiyor. Ancak el emeğine dayanan bu zanaatı sürdürecek genç bulunamaması, ustayı endişelendiriyor:
“Bu mesleğin yavaş yavaş yok olmasına üzülüyorum. Arkadan gelen yok. İnsanlar neyle yatacak, neyle kalkacak? Kültür işte böyle yok oluyor.”
Talep Azaldı, Usta Kalmadı
Topkara, yün yorganlara bir zamanlar büyük ilgi olduğunu, yanında 2‑3 çalışan bulundurduğunu hatırlatıyor. Günümüzde talebin “yok denecek kadar” azalmasıyla birlikte İznik’te yorgancı sayısının da hızla düştüğünü belirtiyor:
“Eskiden çırak da çoktu. Şimdi bir çocuk getir, dükkânda tutamazsın; sabır gerektiriyor.”
Vergiden Muaf Ama Gelecek Belirsiz
Devletin el sanatları kapsamına giren yorgancılığı 20 zanaatla birlikte vergiden muaf tuttuğunu anımsatan Topkara, “Ne kadar sürer bilinmez; biz son kuşağız” diyor.
Usta yorgancı, unutulmaya yüz tutan mesleklerin yaşatılması için çırak teşviklerinin artırılması gerektiğini savunuyor:
“Devlet el atarsa, çırak yetişir, bu iş yürür. Sahip çıkılmazsa yarın bu meslek de ölür. Yurt dışında yorganlarımızın kıymeti biliniyor ama biz burada değerini unuttuk.”
Ali Topkara, mesleğine ilgi gösterecek gençler çıkmazsa dükkanındaki son iğne ve ipliğin de kendisiyle birlikte tarihe karışmasından endişe ediyor.





