Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin Osmanlı dönemindeki stratejik konumuna ve İstanbul ile kurduğu güçlü ilişkilere dikkat çekerek, şehrin yalnızca taşra merkezi değil, imparatorluk sisteminin aktif bir parçası olduğunu vurguladı.
Cıngı, Osmanlı taşrasında yer alan Kayseri’nin Konya ve Karaman eyalet merkezleriyle olduğu kadar imparatorluğun kalbi olan Dersaadet’le de güçlü bağlar kurduğunu belirterek, “Kayseri, ticaret yollarının kesiştiği konumu, üretim kapasitesi ve insan kaynağıyla merkezin ihtiyaç duyduğu pek çok unsuru karşılayabilecek bir potansiyele sahipti” dedi.
Kayseri çevresindeki dağlık alanlardan çıkarılan güherçilenin, Osmanlı ordusunun en önemli hammaddelerinden biri olduğunu ifade eden Cıngı, bu maddenin deve kervanlarıyla İstanbul’a gönderildiğini ve Tophane-i Âmire’de barut haline getirildiğini söyledi. Devlet kayıtlarında Kayseri’den Dersaadet’e yapılan sevkiyatların miktarları ve masraflarının düzenli şekilde yer aldığını aktaran Cıngı, bunun taşra şehirlerinin savunma sistemine doğrudan katkısını ortaya koyduğunu dile getirdi.
Cıngı ayrıca Kayseri’nin merkeze yalnızca üretimle değil, yönetsel düzeyde de temas kurduğunu belirterek, şehirde ortaya çıkan sorunların çözümü için eşrafın bir araya gelerek İstanbul’a heyet gönderdiğini, bu heyetlerin masraflarının şehir bütçesinden karşılandığını kaydetti. 1834 yılına ait kayıtlarda İstanbul’a gönderilen görevlilere 1300 kuruş harcırah verildiğinin görülmesinin, taşra-merkez ilişkisinin somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Kayseri’den Dersaadet’e uzanan bu hattın, şehrin üretim gücü ile yönetsel refleksini ortaya koyduğunu vurgulayan Cıngı, “Bugün Kayseri’nin sahip olduğu güçlü ekonomik ve idari hafızanın temelinde, yüzyıllar boyunca kurulan bu temas ve iş birliği geleneği yatmaktadır” dedi.
Yusuf Kartal



