Demokrasi ve Atılım Partisi Talas İlçe Başkanı Murat Kurnaz, Kayseri'de yaşanan ırkçı tavır, nefret söylemi ile çirkince hareketi kınadı.
Kayseri'de belediye otobüsünde annesi ile ana dilinde konuşan gence karşı yapılan urkçı nefret söylemlerinin kabul edilemez olduğunu ve bu davranışın hukuk çerçevesinde cezasız kalmaması gerektiğini dile getiren Başkan Kurnaz, "Kayseri'de yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Çerkez bir birey olarak esefle kınıyorum. Yaptığı hiçbir şekilde kabul edilemez. Ülkemizin tarihine baktığımızda her zaman farklı kültürlerle farklı etnik yapılarla bir arada yaşadığımız görülmektedir. Osmanlı tarihi ile başlamakla birlikte çerkezlerin ülkemiz için yeri ve önemi her zaman olmuştur. Aslında konuyu sadece Türk ve yahut Çerkez diye sınıflandırmak da yanlış olur kendi geçmiş tarihçemize baktığımızda yüzyıllardır aynı toprakta aynı havayı soluyarak aynı vatan uğruna kanımızı döktüğümüz Türk, Çerkez, Kürt, Zaza, Laz gibi etnik kökenlerle bir arada yaşadık ve yaşıyoruz. Bu ve bunun gibi ırkçı olaylar ve söylemler siyaset ve yandaş medyanın eliyle işlenmiş ırkçı dalganın maalesef ki olumsuz bir neticesidir. Türkiye Cumhuriyeti dilinin anayasada da kabul edildiği gibi resmi dili türkçedir. Ve dini islamdır. Lakin günümüzde baktığımızda dil ve din odaklı siyaset sayesinde türkü; kürde çerkez'e Laza düşman ettikleri, kirli siyasi oyunlar sayesinde kardeşi kardeşe askeri polise kışkırttıkları ortadadır. Oysa aynı toprakta barış içinde yaşamak varken nedendir bu düşmanlık? Kayseri'de yaşanan bu ırkçı olaya gelirsek de Türkiye'de yaşayan çerkezler her Türk vatandaşı gibi Türkiye devletinin birinci sınıf vatandaşıdır. Kayseri'de türkü kürdü çerkezi avşarı hep birlikte yıllardır barış içinde yaşamaktadır. Unutulan bir şey vardır ki bu ülke için omuz omuza savaşıp nice kanlar döküp nice şehitler verdik. Kardeşi kardeşe karşı düşman etmek isteyenlere fırsat vermeyerek ülkemizi istila eden mültecilere ses yükseltmeliyiz. Çünkü diller kültürler ve etnik yapılar en büyük zenginliğimizdir. Türkiye Büyüktür." diye konuştu.
Kayseri'de belediye otobüsünde annesi ile ana dilinde konuşan gence karşı yapılan urkçı nefret söylemlerinin kabul edilemez olduğunu ve bu davranışın hukuk çerçevesinde cezasız kalmaması gerektiğini dile getiren Başkan Kurnaz, "Kayseri'de yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Çerkez bir birey olarak esefle kınıyorum. Yaptığı hiçbir şekilde kabul edilemez. Ülkemizin tarihine baktığımızda her zaman farklı kültürlerle farklı etnik yapılarla bir arada yaşadığımız görülmektedir. Osmanlı tarihi ile başlamakla birlikte çerkezlerin ülkemiz için yeri ve önemi her zaman olmuştur. Aslında konuyu sadece Türk ve yahut Çerkez diye sınıflandırmak da yanlış olur kendi geçmiş tarihçemize baktığımızda yüzyıllardır aynı toprakta aynı havayı soluyarak aynı vatan uğruna kanımızı döktüğümüz Türk, Çerkez, Kürt, Zaza, Laz gibi etnik kökenlerle bir arada yaşadık ve yaşıyoruz. Bu ve bunun gibi ırkçı olaylar ve söylemler siyaset ve yandaş medyanın eliyle işlenmiş ırkçı dalganın maalesef ki olumsuz bir neticesidir. Türkiye Cumhuriyeti dilinin anayasada da kabul edildiği gibi resmi dili türkçedir. Ve dini islamdır. Lakin günümüzde baktığımızda dil ve din odaklı siyaset sayesinde türkü; kürde çerkez'e Laza düşman ettikleri, kirli siyasi oyunlar sayesinde kardeşi kardeşe askeri polise kışkırttıkları ortadadır. Oysa aynı toprakta barış içinde yaşamak varken nedendir bu düşmanlık? Kayseri'de yaşanan bu ırkçı olaya gelirsek de Türkiye'de yaşayan çerkezler her Türk vatandaşı gibi Türkiye devletinin birinci sınıf vatandaşıdır. Kayseri'de türkü kürdü çerkezi avşarı hep birlikte yıllardır barış içinde yaşamaktadır. Unutulan bir şey vardır ki bu ülke için omuz omuza savaşıp nice kanlar döküp nice şehitler verdik. Kardeşi kardeşe karşı düşman etmek isteyenlere fırsat vermeyerek ülkemizi istila eden mültecilere ses yükseltmeliyiz. Çünkü diller kültürler ve etnik yapılar en büyük zenginliğimizdir. Türkiye Büyüktür." diye konuştu.





