Doğu Türkistan Vakfı’nın her yıl düzenlediği geleneksel iftar programı, bu yıl da geniş bir katılımla gerçekleştirildi. 22 Mart 2025 tarihinde İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde yapılan programa siyaset, akademi, sivil toplum ve iş dünyasından önemli isimler katılım sağladı.
İftar programına Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu, Emniyet Müdürü, İstanbul Vakıflar Bölge Müdürü, çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Mersin eski milletvekili Olcay Kılavuz, Gökbayrak Platformu Başkanı ve çok sayıda Doğu Türkistan sevdalısı katıldı. Programa iştirak edenler, Doğu Türkistan’daki zulmün son bulması için dualar ederken, bu kutsal davanın daha güçlü bir şekilde duyurulması gerektiğini vurguladı.

"BİRLİĞİMİZ EN BÜYÜK GÜCÜMÜZDÜR"
Doğu Türkistan Vakfı Başkanı İlhan Turanlı, yaptığı konuşmada iftarın birlik ve beraberliği pekiştiren bir vesile olduğunu belirterek, "Bugün burada bir araya gelerek hem Ramazan’ın bereketini paylaşıyoruz hem de Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz için dua ediyoruz. Zulmün son bulması, esaretin bitmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Birliğimiz en büyük gücümüzdür. Allah kardeşliğimizi ve dayanışmamızı daim kılsın.” ifadelerini kullandı.

Gökbayrak Platformu Başkanı Kulahmet Cantürk ise konuşmasında Doğu Türkistan’daki acıların sadece Türk dünyasının değil, tüm İslam âleminin ortak davası olması gerektiğini vurgulayarak, "Bugün burada olmak bir sorumluluktur. Doğu Türkistan davası bir vicdan meselesidir. Dünyanın dört bir yanındaki soydaşlarımız için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz." dedi.
Programda Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerine dair video gösterimi yapıldı. İzleyenlerin duygusal anlar yaşadığı gösterimde, Çin’in sistematik baskı politikalarına maruz kalan Uygur Türklerinin durumu gözler önüne serildi. Dualarla devam eden program, Doğu Türkistan’ın özgürlüğü için verilen mücadelenin kararlılıkla süreceği mesajıyla sona erdi.
Doğu Türkistan davasına gönül verenlerin bir araya geldiği iftar programı, katılımcılar için bir dayanışma ruhu oluştururken, bu davanın daha güçlü bir şekilde gündeme taşınması gerektiği yönünde ortak bir bilinç oluşmasını sağladı.





