İsviçre’nin Bern kentinde, Kornhausplatz’da yükselen ve 16. yüzyıldan bu yana kenti süsleyen Kindlifresserbrunnen, bugün yalnızca tarihi bir çeşme olarak değil, rahatsız edici sembolizmiyle de tartışma konusu. “Çocuk Yiyen Çeşmesi” anlamına gelen bu eser, Hans Gieng tarafından 1545-1546 yılları arasında yapılmış ve çıplak bir çocuğu yiyen bir dev figürünü tasvir ediyor. Devin yanında, içinde başka çocukların bulunduğu bir torba yer alıyor.
Yüzyıllar boyunca masal, folklor ve mitolojiyle açıklanmaya çalışılan bu figür; Krampus’tan Yunan tanrısı Kronos’a, Roma tanrısı Satürn’den siyasi alegorilere kadar pek çok teoriyle yorumlandı.
Kimilerine göre bu heykel, yaramaz çocukları korkutmak için tasarlanmış bir karnaval figürüydü. Kimilerine göre ise Eski İsviçre Konfederasyonu’nu tehdit eden düşmanları sembolize eden politik bir mesajdı. Ancak heykelin sivri ve “Yahudi şapkasını” andıran başlığı, bazı tarihçiler tarafından antisemitik bir kan iftirası sembolü olarak değerlendirilirken; modern dönemde, özellikle Epstein davasıyla birlikte çocuk istismarı ve elit çevreler tartışmaları yeniden alevlenince, Kindlifresserbrunnen’in anlamı bir kez daha sorgulanmaya başladı. Bir kamu meydanında, çocuk yiyen bir figürün yüzyıllardır sergilenmesi tesadüf müydü?Yoksa şiddetin, korkunun ve istismarın semboller yoluyla sıradanlaştırıldığı bir kültürel miras mıydı? Bern’in turistik simgelerinden biri olarak fotoğraflanan bu heykel, bugün başka bir gözle okunuyor. Merak Uyandıran Sorular: Çocuk yiyen bir figürün kamusal alanda sergilenmesi, geçmişte hangi zihniyeti yansıtıyordu? Bu heykel, masum bir folklor ürünü mü yoksa şiddeti ve korkuyu normalleştiren bir sembol mü? Tarih boyunca “çocuk” imgesi neden korku ve ceza metaforu olarak kullanıldı? Epstein davasıyla birlikte bu tür sembollere yeniden bakmak bir tesadüf mü? Kültürel miras adı altında rahatsız edici imgeler sorgulanmadan korunmalı mı? Yüzyıllar öncesinden gelen Kindlifresserbrunnen, bugün yalnızca bir çeşme değil; geçmişin karanlık alegorilerinin, günümüzün rahatsız edici sorularıyla yeniden yüzeye çıktığı bir simge olarak tartışılıyor.Buse Yıldız
Yüzyıllar boyunca masal, folklor ve mitolojiyle açıklanmaya çalışılan bu figür; Krampus’tan Yunan tanrısı Kronos’a, Roma tanrısı Satürn’den siyasi alegorilere kadar pek çok teoriyle yorumlandı.
Kimilerine göre bu heykel, yaramaz çocukları korkutmak için tasarlanmış bir karnaval figürüydü. Kimilerine göre ise Eski İsviçre Konfederasyonu’nu tehdit eden düşmanları sembolize eden politik bir mesajdı. Ancak heykelin sivri ve “Yahudi şapkasını” andıran başlığı, bazı tarihçiler tarafından antisemitik bir kan iftirası sembolü olarak değerlendirilirken; modern dönemde, özellikle Epstein davasıyla birlikte çocuk istismarı ve elit çevreler tartışmaları yeniden alevlenince, Kindlifresserbrunnen’in anlamı bir kez daha sorgulanmaya başladı. Bir kamu meydanında, çocuk yiyen bir figürün yüzyıllardır sergilenmesi tesadüf müydü?Yoksa şiddetin, korkunun ve istismarın semboller yoluyla sıradanlaştırıldığı bir kültürel miras mıydı? Bern’in turistik simgelerinden biri olarak fotoğraflanan bu heykel, bugün başka bir gözle okunuyor. Merak Uyandıran Sorular: Çocuk yiyen bir figürün kamusal alanda sergilenmesi, geçmişte hangi zihniyeti yansıtıyordu? Bu heykel, masum bir folklor ürünü mü yoksa şiddeti ve korkuyu normalleştiren bir sembol mü? Tarih boyunca “çocuk” imgesi neden korku ve ceza metaforu olarak kullanıldı? Epstein davasıyla birlikte bu tür sembollere yeniden bakmak bir tesadüf mü? Kültürel miras adı altında rahatsız edici imgeler sorgulanmadan korunmalı mı? Yüzyıllar öncesinden gelen Kindlifresserbrunnen, bugün yalnızca bir çeşme değil; geçmişin karanlık alegorilerinin, günümüzün rahatsız edici sorularıyla yeniden yüzeye çıktığı bir simge olarak tartışılıyor.Buse Yıldız 




