Erzincan’ın Kemah ilçesinde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem, yalnızca bölge halkını değil, deprem bilimcileri de iki farklı görüş etrafında karşı karşıya getirdi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre saat 14.16’da gerçekleşen deprem, yerin yaklaşık 4.5 kilometre derinliğinde kaydedildi. İlk belirlemelerde herhangi bir can veya mal kaybı tespit edilmedi.
Depremin ardından Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ve Kemah Belediye Başkanı Cevdet Bayram, sahada yapılan incelemelerde olumsuz bir duruma rastlanmadığını açıkladı. Yetkililer, ekiplerin bölgede çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Öte yandan Kayseri ve çevre iller için doğrudan bir tehdit oluşturmuyor.
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Karaca Fayı kolları arasında, kritik bir konumda meydana geldiğini belirterek dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Görür, Kuzey Anadolu Fayı’nın Yedisu segmentinde uzun süredir büyük bir deprem beklendiğini vurgulayarak, yaşanan sarsıntının bu segmente yakın bir noktada gerçekleştiğine işaret etti.

Ancak Görür’ün bu değerlendirmesine diğer uzmanlardan itiraz geldi. Prof. Dr. Osman Bektaş, depremin Kuzey Anadolu Fay Sistemi’nin doğu ucunda meydana gelen sığ odaklı bir sarsıntı olduğunu ifade ederek, bunun büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını söyledi.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan da depremin öncü nitelik taşımadığını belirterek, mevcut büyüklüğün bölgedeki yapılaşma açısından sınırlı etki oluşturacağını dile getirdi. Ercan, yıkıcılık eşiğinin daha yüksek magnitüdlü depremlerle aşılabileceğine dikkat çekti.
Değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Süleyman Pampal ise Erzincan’ın tarihsel deprem geçmişine vurgu yaparak, söz konusu depremin konum itibarıyla büyük bir risk oluşturmadığını söyledi. Pampal, asıl tehlikenin Erzincan ile Narlıova arasındaki fay hattında bulunduğunu ve bu kesimde yıkıcı bir deprem beklendiğini ifade etti.

Uzman görüşlerindeki bu ayrışma, Erzincan’daki depremin ardından “öncü deprem” tartışmasını yeniden gündeme taşırken, ortak görüşün deprem gerçeğine karşı hazırlık ve yapı güvenliğinin öneminde birleştiği görüldü.
Kaynak: Haber Merkezi
Sılanur Atila




