Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun (TGK) 30. Başkanlar Kurulu toplantısı, TGK’nın Kocaeli İl Temsilciliği’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Dev buluşmaya 53 ilden gazeteciler cemiyeti ile 7 gazeteciler federasyon başkanı katıldı. Toplantıda yerel basının ekonomik ve yapısal sorunları, basın özgürlüğü ve dijital dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alındı. TGK Başkanlar Kurulu, Kocaeli’nde bir araya geldi. 30. Başkanlar Kurulu toplantısı kapsamında 53 cemiyet ve 7 gazeteciler federasyon başkanı Kocaeli’nde buluştu. Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın da katılım gösterdiği programa yoğun ilgi vardı. Burada bir konuşma yapan BİK Genel Müdürü Çay, küresel dijital platformlarının medya üzerindeki tahakkümüne karşı emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımı sağlayan bir sistemin inşasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
TGK’nın 30. Başkanlar kuruluna BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın yanı sıra, TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, BİK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Müftüoğlu ile Mehmet Ergün, BİK Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, BİK Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı ile gazeteciler federasyon başkanları, cemiyet başkanları ve gazeteciler katıldı.
TGK ÖNEMLİ BİR ROL ÜSTLENİYOR
Yaptığı konuşmasında basın temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun basın dernek ve cemiyetlerini aynı çatı altında buluşturarak, mesleğin kurumsal hafızasının korunmasında son derece önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti. 65 yıllık köklü bir kurum olan Basın İlan Kurumu’nun (BİK) basının yanında yer almayı ve sektörün güçlenerek geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Çay, benimsedikleri temel ilkenin “Sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar” olduğunu ifade etti.
Genel Müdür Çay, “Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye aktardı. BİK Genel Müdürü Çay şöyle devam etti; “Göreve başladığımız günden bu yana benimsediğimiz temel yaklaşım ise nettir; sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar. Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik. Bugün geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki, basın sektörü çok katmanlı bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Bu dönüşüm üç temel başlıkta kendini göstermektedir. 2025 yılı itibarıyla görev alanımızdaki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteği 6 milyar TL’yi aşmıştır. Sektörün, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirmesi için resmi ilan ve reklam gelirlerinin yanında yeni gelir modelleri oluşturması önem taşımaktadır.”
DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE MESLEK ETİĞİ
Medyaya değinen Çay, “Medya içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zeka ve insan arasındaki rol dağılımı da dahil olmak üzere yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme; gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlamak temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır. Üçüncü başlığımız ise; meslek etiği! Bugün gazetecilik yalnızca hız değil; doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk demektir. Küresel dezenformasyon mücadelelerinin arttığı bir dönemde, toplumun doğru haber alma hakkını korumak her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir. Tabii burada bir parantez açmak istiyorum. Özellikle 7 Ekim’le birlikte başlayan İsrail’in Gazze soykırımı; bize uluslararası normlar olarak dayatılan birçok hususun içinin boş olduğunu gösterdi. Dolayısıyla kendi kültürümüzde, kendi temel değerlerimizde yer alan anlayışla uluslararası normların ötesinde bir değer dünyasına erişebileceğimiz kanaatindeyim” diye konuştu.
7.5 MİLYAR TL’LİK KREDİ İMKANI
Sözlerini sürdüren Çay, “Özellikle uluslararası hukukun, insan haklarının ve beraberinde sözde batı toplumları tarafından dile getirilen birçok değer yargısının aslında sadece kendilerini korumaya yönelik ifade edilen hususlar olduğunu görmüş olduk. Dolayısıyla, biz kendi toplumumuzun köklü geçmişinde yer alan kültürel dinamiklerimize ayaklarımızı sabitleyerek, vizyoner bir bakışla hep birlikte çalışarak daha öteye erişebileceğimiz kanaatindeyim. Bu yaklaşımı açıkçası çok kıymetli buluyorum. Basın İlan Kurumu olarak bu gerçeklik karşısında rehberlik eden ve çözüm üreten bir anlayışla hareket ediyoruz. Finansal sürdürülebilirlik kapsamında Kredi Garanti Fonu iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ve 2 binden fazla süreli yayını kapsayan 7,5 milyar TL’lik kredi imkanı, sektörümüzün yatırım kapasitesini güçlendiren önemli bir adım olmuştur” dedi.
BİK ANALİTİKLE OBJEKTİF ÖLÇÜMLEME
Yapılan yardımlara değinen Çay, “Bunun yanı sıra, basın çalışanlarına yönelik yardımları sosyal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda yüzde 50 oranında artırırken, 2026 yılı için Basın Derneklerine Yardım Fonuna 7 milyon 200 bin TL tahsis ettik. Basın sektöründe çeşitliliğin ve çoğulcu yapının korunması amacıyla 2026 yılı içerisinde azınlık gazetelerine 471 bin Türk Lirası yardım yapılmasını kararlaştırdık. Dijital alanda ise okur odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. BİK Analitik sistemiyle sağlanan objektif ölçümleme, doğru veriyi esas alan bir medya ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Mesleki gelişim alanında düzenlediğimiz eğitim programları ve özellikle yapay zeka ile dijital yetkinliklere odaklanan çalışmalarımız, gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşımaktadır. Yine bu çerçevede 9 Ocak’ta tertip ettiğimiz Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler paneli çok önemliydi, katılımlarınız için tekrar ben teşekkür ediyorum. Bu tür programları çeşitli vesilelerle icra etmeyi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
TGK BAŞKANI; “MESLEK YASASI TERCİH DEĞİL ARTIK BİR ZORUNLULUKTUR”
Medyanın sorunlarını dile getiren açıklamalarda bulunan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) Genel Başkanı Nuri Kolaylı ise, “Öncelikle altını özellikle çizmek isterim ki, basın sektörünün en temel yapısal eksikliği, gazetecilik mesleğini tanımlayan ve mesleki standartları belirleyen kapsamlı bir yasal düzenlemenin hala bulunmamasıdır. Bugün gazeteciliğe giriş kriterleri net değildir. Bu durum, mesleğin denetimsiz şekilde yapılabilmesine yol açmaktadır” dedi. Kolaylı konuşmasını; “Sonuç olarak mesleki nitelik zayıflamakta, etik ihlaller artmakta ve en önemlisi kamuoyunun doğru bilgiye erişimi zarar görmektedir. Dijital medyanın hızla yaygınlaştığı bir çağda, sorumluluk taşımayan içeriklerin çoğalması bu sorunu daha da büyütmektedir. Bu nedenle gazetecilik mesleğini açıkça tanımlayan, mesleki yeterlilikleri belirleyen ve gazetecilerin haklarını koruyan bir meslek yasası artık bir tercih değil, zorunluluktur. Ancak bu yasa, özgürlüğü sınırlayan değil, özgürlüğü güçlendiren bir anlayışla hazırlanmalıdır” dedi.“BASININ YAŞAM ALANI KISITLANIYOR”
Yerel basının önemine değinen Kolaylı, “Yerel basının ekonomik sürdürülebilirliği de en önemli gündem başlıklarımızdan biridir. Hepimizin bildiği gibi, yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirleri adeta bir can damarıdır. Ancak son yıllarda ilanların birleştirilmesi, bazı ilanların yayın zorunluluğunun kaldırılması ve doğrudan temin yöntemlerinin yaygınlaşması, bu damarı zayıflatmıştır. Kamuda tasarruf uygulamalarıyla birlikte ilan hacmi daralmış, yerel medya kuruluşlarımız ekonomik olarak ciddi bir baskı altına girmiştir. Bugün birçok gazete ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Bu tablo karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir. Mevcut yüzde 15’lik komisyon oranı da bu yükü daha da ağırlaştırmaktadır. Bu nedenle komisyon oranlarının düşürülmesi, ilan kesme cezalarının son çare olarak uygulanması ve doğrudan temin yöntemlerinin sınırlandırılması gerektiğini açıkça ifade ediyoruz. Aynı zamanda ilanların yerel basında yayımlanma zorunluluğu genişletilmeli ve küçük ölçekli yayınları koruyacak adil bir dağıtım sistemi kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.“BİK’TEKİ DÖNÜŞÜMÜN FARKINDAYIZ”
Basın İlan Kurumu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kolaylı, “Basın İlan Kurumu’nun son dönemde sergilediği değişim ve dönüşüm, hepimizin dikkatle takip ettiği bir süreçtir. Bu sürecin merkezinde yer alan Genel Müdür Sayın Abdulkadir Çay’ın ortaya koyduğu yönetim anlayışı, kuruma yeni bir dinamizm kazandırmıştır. Anadolu basınının en önemli gelir kalemi olan ve kamu kaynaklarını, belirlenen kriterler çerçevesinde medya kuruluşlarına aktarımında, bir süre önce yaşanan yönetim değişikliğiyle birlikte önemli bir bakış açısı değişimi de hayata geçmiştir. Kurum, üsttenci yaklaşımı geride bırakarak; basını birlikte var olan ve birlikte çözüm üreten bir paydaş olarak görmeye başlamıştır. Sayın Çay’ın göreve başladığı günden bu yana en dikkat çekici noktalardan biri, sahaya dayalı ve çözüm odaklı yönetim anlayışıdır. Özellikle yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara yönelik geliştirilen destek mekanizmaları ve finansman kolaylıkları, sektör adına önemli bir katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, “kriterleri tutturamayanları dışlamak” yerine, dijital dönüşüm karşısında basının nasıl ayakta kalabileceğine odaklanan yaklaşım, kurumun vizyonundaki değişimi açıkça ortaya koymaktadır. Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu anlayış; eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklenmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim programları, sahadaki karşılığını bulmuş; özellikle İzmir’den başlatılan eğitim çalışmaları, meslektaşlarımız açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturmuştur. Kısacası bugün Basın İlan Kurumu; daha erişilebilir, daha çözüm odaklı ve daha vizyoner bir yapıya doğru ilerlemektedir. Bu dönüşümde, Sayın Genel Müdür’ün kararlı ve yapıcı liderliğinin önemli bir payı bulunmaktadır. Bu vesileyle, Sayın Abdulkadir Çay başta olmak üzere, sürece katkı sunan tüm kurum çalışanlarına teşekkür ediyor; kurulan bu sağlıklı diyalog ortamının uzun yıllar devam etmesini diliyorum” şeklinde konuştu. Kaynak: Haber MerkeziBuse Yıldız
TGK’nın 30. Başkanlar kuruluna BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın yanı sıra, TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, BİK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Müftüoğlu ile Mehmet Ergün, BİK Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, BİK Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı ile gazeteciler federasyon başkanları, cemiyet başkanları ve gazeteciler katıldı.
TGK ÖNEMLİ BİR ROL ÜSTLENİYORYaptığı konuşmasında basın temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun basın dernek ve cemiyetlerini aynı çatı altında buluşturarak, mesleğin kurumsal hafızasının korunmasında son derece önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti. 65 yıllık köklü bir kurum olan Basın İlan Kurumu’nun (BİK) basının yanında yer almayı ve sektörün güçlenerek geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Çay, benimsedikleri temel ilkenin “Sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar” olduğunu ifade etti.
Genel Müdür Çay, “Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye aktardı. BİK Genel Müdürü Çay şöyle devam etti; “Göreve başladığımız günden bu yana benimsediğimiz temel yaklaşım ise nettir; sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar. Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik. Bugün geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki, basın sektörü çok katmanlı bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Bu dönüşüm üç temel başlıkta kendini göstermektedir. 2025 yılı itibarıyla görev alanımızdaki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteği 6 milyar TL’yi aşmıştır. Sektörün, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirmesi için resmi ilan ve reklam gelirlerinin yanında yeni gelir modelleri oluşturması önem taşımaktadır.”

DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE MESLEK ETİĞİ
Medyaya değinen Çay, “Medya içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zeka ve insan arasındaki rol dağılımı da dahil olmak üzere yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme; gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlamak temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır. Üçüncü başlığımız ise; meslek etiği! Bugün gazetecilik yalnızca hız değil; doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk demektir. Küresel dezenformasyon mücadelelerinin arttığı bir dönemde, toplumun doğru haber alma hakkını korumak her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir. Tabii burada bir parantez açmak istiyorum. Özellikle 7 Ekim’le birlikte başlayan İsrail’in Gazze soykırımı; bize uluslararası normlar olarak dayatılan birçok hususun içinin boş olduğunu gösterdi. Dolayısıyla kendi kültürümüzde, kendi temel değerlerimizde yer alan anlayışla uluslararası normların ötesinde bir değer dünyasına erişebileceğimiz kanaatindeyim” diye konuştu.
7.5 MİLYAR TL’LİK KREDİ İMKANISözlerini sürdüren Çay, “Özellikle uluslararası hukukun, insan haklarının ve beraberinde sözde batı toplumları tarafından dile getirilen birçok değer yargısının aslında sadece kendilerini korumaya yönelik ifade edilen hususlar olduğunu görmüş olduk. Dolayısıyla, biz kendi toplumumuzun köklü geçmişinde yer alan kültürel dinamiklerimize ayaklarımızı sabitleyerek, vizyoner bir bakışla hep birlikte çalışarak daha öteye erişebileceğimiz kanaatindeyim. Bu yaklaşımı açıkçası çok kıymetli buluyorum. Basın İlan Kurumu olarak bu gerçeklik karşısında rehberlik eden ve çözüm üreten bir anlayışla hareket ediyoruz. Finansal sürdürülebilirlik kapsamında Kredi Garanti Fonu iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ve 2 binden fazla süreli yayını kapsayan 7,5 milyar TL’lik kredi imkanı, sektörümüzün yatırım kapasitesini güçlendiren önemli bir adım olmuştur” dedi.
BİK ANALİTİKLE OBJEKTİF ÖLÇÜMLEMEYapılan yardımlara değinen Çay, “Bunun yanı sıra, basın çalışanlarına yönelik yardımları sosyal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda yüzde 50 oranında artırırken, 2026 yılı için Basın Derneklerine Yardım Fonuna 7 milyon 200 bin TL tahsis ettik. Basın sektöründe çeşitliliğin ve çoğulcu yapının korunması amacıyla 2026 yılı içerisinde azınlık gazetelerine 471 bin Türk Lirası yardım yapılmasını kararlaştırdık. Dijital alanda ise okur odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. BİK Analitik sistemiyle sağlanan objektif ölçümleme, doğru veriyi esas alan bir medya ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Mesleki gelişim alanında düzenlediğimiz eğitim programları ve özellikle yapay zeka ile dijital yetkinliklere odaklanan çalışmalarımız, gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşımaktadır. Yine bu çerçevede 9 Ocak’ta tertip ettiğimiz Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler paneli çok önemliydi, katılımlarınız için tekrar ben teşekkür ediyorum. Bu tür programları çeşitli vesilelerle icra etmeyi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
TGK BAŞKANI; “MESLEK YASASI TERCİH DEĞİL ARTIK BİR ZORUNLULUKTUR”
Medyanın sorunlarını dile getiren açıklamalarda bulunan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) Genel Başkanı Nuri Kolaylı ise, “Öncelikle altını özellikle çizmek isterim ki, basın sektörünün en temel yapısal eksikliği, gazetecilik mesleğini tanımlayan ve mesleki standartları belirleyen kapsamlı bir yasal düzenlemenin hala bulunmamasıdır. Bugün gazeteciliğe giriş kriterleri net değildir. Bu durum, mesleğin denetimsiz şekilde yapılabilmesine yol açmaktadır” dedi. Kolaylı konuşmasını; “Sonuç olarak mesleki nitelik zayıflamakta, etik ihlaller artmakta ve en önemlisi kamuoyunun doğru bilgiye erişimi zarar görmektedir. Dijital medyanın hızla yaygınlaştığı bir çağda, sorumluluk taşımayan içeriklerin çoğalması bu sorunu daha da büyütmektedir. Bu nedenle gazetecilik mesleğini açıkça tanımlayan, mesleki yeterlilikleri belirleyen ve gazetecilerin haklarını koruyan bir meslek yasası artık bir tercih değil, zorunluluktur. Ancak bu yasa, özgürlüğü sınırlayan değil, özgürlüğü güçlendiren bir anlayışla hazırlanmalıdır” dedi.“BASININ YAŞAM ALANI KISITLANIYOR”
Yerel basının önemine değinen Kolaylı, “Yerel basının ekonomik sürdürülebilirliği de en önemli gündem başlıklarımızdan biridir. Hepimizin bildiği gibi, yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirleri adeta bir can damarıdır. Ancak son yıllarda ilanların birleştirilmesi, bazı ilanların yayın zorunluluğunun kaldırılması ve doğrudan temin yöntemlerinin yaygınlaşması, bu damarı zayıflatmıştır. Kamuda tasarruf uygulamalarıyla birlikte ilan hacmi daralmış, yerel medya kuruluşlarımız ekonomik olarak ciddi bir baskı altına girmiştir. Bugün birçok gazete ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Bu tablo karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir. Mevcut yüzde 15’lik komisyon oranı da bu yükü daha da ağırlaştırmaktadır. Bu nedenle komisyon oranlarının düşürülmesi, ilan kesme cezalarının son çare olarak uygulanması ve doğrudan temin yöntemlerinin sınırlandırılması gerektiğini açıkça ifade ediyoruz. Aynı zamanda ilanların yerel basında yayımlanma zorunluluğu genişletilmeli ve küçük ölçekli yayınları koruyacak adil bir dağıtım sistemi kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.“BİK’TEKİ DÖNÜŞÜMÜN FARKINDAYIZ”
Basın İlan Kurumu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kolaylı, “Basın İlan Kurumu’nun son dönemde sergilediği değişim ve dönüşüm, hepimizin dikkatle takip ettiği bir süreçtir. Bu sürecin merkezinde yer alan Genel Müdür Sayın Abdulkadir Çay’ın ortaya koyduğu yönetim anlayışı, kuruma yeni bir dinamizm kazandırmıştır. Anadolu basınının en önemli gelir kalemi olan ve kamu kaynaklarını, belirlenen kriterler çerçevesinde medya kuruluşlarına aktarımında, bir süre önce yaşanan yönetim değişikliğiyle birlikte önemli bir bakış açısı değişimi de hayata geçmiştir. Kurum, üsttenci yaklaşımı geride bırakarak; basını birlikte var olan ve birlikte çözüm üreten bir paydaş olarak görmeye başlamıştır. Sayın Çay’ın göreve başladığı günden bu yana en dikkat çekici noktalardan biri, sahaya dayalı ve çözüm odaklı yönetim anlayışıdır. Özellikle yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara yönelik geliştirilen destek mekanizmaları ve finansman kolaylıkları, sektör adına önemli bir katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, “kriterleri tutturamayanları dışlamak” yerine, dijital dönüşüm karşısında basının nasıl ayakta kalabileceğine odaklanan yaklaşım, kurumun vizyonundaki değişimi açıkça ortaya koymaktadır. Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu anlayış; eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklenmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim programları, sahadaki karşılığını bulmuş; özellikle İzmir’den başlatılan eğitim çalışmaları, meslektaşlarımız açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturmuştur. Kısacası bugün Basın İlan Kurumu; daha erişilebilir, daha çözüm odaklı ve daha vizyoner bir yapıya doğru ilerlemektedir. Bu dönüşümde, Sayın Genel Müdür’ün kararlı ve yapıcı liderliğinin önemli bir payı bulunmaktadır. Bu vesileyle, Sayın Abdulkadir Çay başta olmak üzere, sürece katkı sunan tüm kurum çalışanlarına teşekkür ediyor; kurulan bu sağlıklı diyalog ortamının uzun yıllar devam etmesini diliyorum” şeklinde konuştu. Kaynak: Haber MerkeziBuse Yıldız





