Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Deir al-Balah kentindeki Bureij Kamp, bu yıl Ramazan’a savaşın izleriyle girdi. Yerinden edilmiş yüzlerce ailenin yaşadığı çadır kentte buruk bir bekleyiş hâkim.
Yıkıntılar arasında kurulan çadırlarda yaşam mücadelesi veren çocuklar için gönüllüler tarafından küçük bir etkinlik düzenlendi. Amaç, savaşın ağır psikolojik yükünü taşıyan miniklere Ramazan’ın manevi atmosferini hissettirebilmekti. Renkli kâğıtlara hilal çizen, boyalarla fener süsleyen çocuklar, birkaç saatliğine de olsa savaşın sesini unutmaya çalıştı.
Kendilerine dağıtılan ışıklı fenerlerle çadırların arasında dolaşan çocukların yüzünde beliren tebessüm, kampın kasvetli havasını kısa süreliğine dağıttı. Ancak sevinçleri kırılgan, umutları temkinliydi.
Etkinliğe katılan çocuklardan Ragad İmad, geçen yılı korku içinde geçirdiklerini söyleyerek, “Biz de Ramazan’da sevinmek, oruç tutmak istiyoruz. İnşallah bu Ramazan güzel geçer” dedi. Küçük Mira Ebu Camus ise ellerini semaya açarak, “Allah’ım ne olur bu kez bombardıman olmasın. Bu ay sadece sevinç olsun” sözleriyle barış özlemini dile getirdi.
Çadır kentteki aileler için Ramazan, bir yandan sabır ve dayanışma ayı, diğer yandan hayatta kalma mücadelesinin sürdüğü günler anlamına geliyor. Elektriğin, düzenli gıdanın ve güvenliğin sınırlı olduğu kampta çocukların tek isteği, siren sesleri olmadan bir ay geçirmek.
Savaşın gölgesinde karşılanan Ramazan, Bureyc Kampı’nda hem hüznü hem de umudu aynı sofrada buluşturuyor.





