Dijital teknokültürün özellikle gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekilerek, bu sürecin ancak topyekûn bir dayanışma anlayışıyla aşılabileceği vurgulandı. Aileyi geri plana iten, toplumsal değerleri yıpratan ve gençleri manen zayıflatmayı amaçlayan bu kuşatmaya karşı ortak hareket edilmesi gerektiği ifade edildi.
Gençliğin dinine, kültürüne ve ruh köklerine bağlı şekilde yetiştirilmesinin bazı çevreleri rahatsız ettiği belirtilirken, “TEKNOFEST gençliği” söylemi etrafında şekillenen bu yaklaşımın ideolojik bir tehdit olarak algılandığına işaret edildi. Batı’dan kopyalanan ve “ilericilik” olarak sunulan yüzeysel modernleşme anlayışının, yıllar boyunca topluma dayatıldığı hatırlatıldı.
Hem Doğu’yu hem Batı’yı tanıyan, kendi değerlerinden kopmadan dünyaya açılabilen bir gençliğin hedef alındığına dikkat çekilen değerlendirmede, bugün yaşanan birçok sorunun temelinde milli ve manevi hassasiyetlere yabancılaşmış bir zihniyetin bulunduğu ifade edildi.
Jakoben ve elitist anlayışların etkili olduğu dönemlerde toplumsal bağların zayıfladığı, milli yapının daha kırılgan hale geldiği belirtilirken, son yıllarda bu birikmiş yanlışların giderilmesi için çaba sarf edildiği kaydedildi.
Kaynak: Haber Merkezi
Emine Nur Eken




