Şanlıurfa’nın yaklaşık 4 kilometre güneydoğusunda, Harran Ovası’nın kuzeybatı kenarında yer alan Gürcütepe’de yürütülen arkeolojik kazılar, Neolitik Dönem’e ışık tutan dikkat çekici bulgularla sürüyor. Taş Tepeler Projesi kapsamında gerçekleştirilen kazılar, Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mücella Erdalkıran başkanlığında devam ediyor.
Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’in son evresine tarihlenen Gürcütepe’nin, Göbeklitepe, Sayburç ve Karahantepe gibi önemli yerleşimlerin terk edilmesinin ardından kurulduğu ifade ediliyor. Araştırmalara göre Gürcütepe, anıtsal yapılarıyla bilinen bu merkezlerden farklı bir yerleşim modeli sunuyor.
Kazı Başkanı Doç. Dr. Mücella Erdalkıran, ovada yan yana dört farklı alanın iskân edilmesiyle kurulan Gürcütepe’de yaşayan toplulukların temel geçim kaynaklarının tarım ve hayvancılık olduğunu belirtti. Erdalkıran, üretime dayalı bir yaşam süren bu toplulukların büyük anıtlar yerine evsel nitelikli yapılar ve küçük boyutlu heykelcikler tercih ettiğini vurguladı.
İki höyükte sürdürülen kazılarda, kireç taşından ve kilden yapılmış çok sayıda figürin gün yüzüne çıkarıldı. Şematik ve gerçekçi üsluplarda üretilen bu figürinlerin kadın ya da cinsiyetsiz betimlemeler içerdiği, özellikle Orta Anadolu’dan bilinen kadın figürinleriyle benzerlik göstermesinin dikkat çektiği ifade edildi.
İnsan figürinlerinin yanı sıra, gürcütepe halkının yetiştirdiği ya da avladığı hayvanlara ait kilden küçük heykelciklerin de bulunduğu belirtildi. Uzmanlar, bu figürinlerin Gürcütepe topluluklarının inanç dünyasını, günlük yaşamını ve çevre bölgelerle olan kültürel etkileşimini anlamada önemli veriler sunduğunu kaydediyor.
İbrahim Esat Güler




