Kayseri’nin surlarının dışına taşan ilk Müslüman yerleşimlerden biri olan Gülük Mahallesi, Anadolu şehirleşmesinin en erken örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, mahallenin tarihî önemini ve günümüzdeki konumunu anlattı.
Bizans döneminde surların içine sıkışan şehir, 12. yüzyılda Danişmendlilerle birlikte yeniden canlanmış; ticaretin artmasıyla hayat ilk kez surların dışına taşmıştır. Surdan yaklaşık dört yüz metre ötede kurulan Külük Mahallesi, iç şehirle Boyacı Kapısı üzerinden bağ kuruyor. Bu kapı, hem ticaretin hem de sur dışına açılan yeni hayatın simgesi olarak öne çıkıyordu.1135–1142 yıllarında Melik Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa edilen Gülük Külliyesi, Anadolu’da cami–medrese birlikteliğinin en erken örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Mahalledeki Külük Camii, 1277’de Memlük Sultanı Baybars’ın cuma namazı kıldığı yedi camiden biri olarak özel bir öneme sahip.yüzyılda yaklaşık bin kişilik nüfusuyla Kayseri’nin en kalabalık mahallelerinden biri olan Külük, sadece demografik olarak değil; dinî, ilmî ve sosyal hayat açısından da gelişmiş bir yerleşim birimiydi. Asırlar boyunca külliyenin çevresinde şekillenen bu yerleşim düzeni, hem mekânsal hem de toplumsal sürekliliğini korudu. 17. yüzyılın sonlarına kadar etnik bakımdan homojen kalan mahalleye, 1684’te ekonomik gerekçelerle bir gayrimüslim ailenin yerleşmesine izin verilmesi, Kayseri’nin birlikte yaşama geleneğinin erken örneklerinden biri olarak kayda geçti.Bugünkü adıyla Gülük Mahallesi, modern Kayseri’nin kalbinde, kadim sur dışı yerleşimin izlerini taşıyan ve geçmişle bugünü aynı dokuda yaşatan bir mahalle olarak varlığını sürdürüyor.Yusuf Kartal
Bizans döneminde surların içine sıkışan şehir, 12. yüzyılda Danişmendlilerle birlikte yeniden canlanmış; ticaretin artmasıyla hayat ilk kez surların dışına taşmıştır. Surdan yaklaşık dört yüz metre ötede kurulan Külük Mahallesi, iç şehirle Boyacı Kapısı üzerinden bağ kuruyor. Bu kapı, hem ticaretin hem de sur dışına açılan yeni hayatın simgesi olarak öne çıkıyordu.1135–1142 yıllarında Melik Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa edilen Gülük Külliyesi, Anadolu’da cami–medrese birlikteliğinin en erken örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Mahalledeki Külük Camii, 1277’de Memlük Sultanı Baybars’ın cuma namazı kıldığı yedi camiden biri olarak özel bir öneme sahip.yüzyılda yaklaşık bin kişilik nüfusuyla Kayseri’nin en kalabalık mahallelerinden biri olan Külük, sadece demografik olarak değil; dinî, ilmî ve sosyal hayat açısından da gelişmiş bir yerleşim birimiydi. Asırlar boyunca külliyenin çevresinde şekillenen bu yerleşim düzeni, hem mekânsal hem de toplumsal sürekliliğini korudu. 17. yüzyılın sonlarına kadar etnik bakımdan homojen kalan mahalleye, 1684’te ekonomik gerekçelerle bir gayrimüslim ailenin yerleşmesine izin verilmesi, Kayseri’nin birlikte yaşama geleneğinin erken örneklerinden biri olarak kayda geçti.Bugünkü adıyla Gülük Mahallesi, modern Kayseri’nin kalbinde, kadim sur dışı yerleşimin izlerini taşıyan ve geçmişle bugünü aynı dokuda yaşatan bir mahalle olarak varlığını sürdürüyor.Yusuf Kartal 




