Kayseri’de XVI. yüzyıl başında, Tekgöz Kaplıcası ve çevresinde yaklaşık 500 dönümlük arazi üzerinde kurulan Saide Hatun Vakfı, günümüzde de faaliyet göstermeye devam ediyor. Vakfın idaresi günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş olup, gelirlerinden vakfın hak sahibi evlatları yıllık pay alıyor.
Vakıf, Kayseri-Ankara yolu üzerinde, şehir merkezine 35 kilometre mesafede ve yolun batısındaki tepelerde yer alıyor. Tekgöz adı, yakınındaki Kızılırmak üzerindeki Selçuklu dönemi Tekgöz (Yalnızgöz) Köprüsü’nden alınmış. Hamam-ı Rabbani olarak da bilinen Kudret Hamamı, H 931 (M 1524/25) yılında Saide Hatun tarafından vakfedilmiş.
Vakfın gelirleri, başlangıçta yalnızca Saide Hatun’un evladına tahsis edilmiş olup, arazi ve hamam çevresindeki köyler ile ziraat alanlarını kapsamaktadır. Vakıf idaresi, zaman içinde bazı arazilerin yerel halk tarafından işgal edilmesi üzerine davalar açarak hakların korunmasını sağlamaya çalışmıştır.
Tarihî kayıtlarda, Saide Hatun’un yüksek sosyal statüye sahip, hayır ve hayrat kapılarını açan, salih ve kerem sahibi bir kişi olarak anıldığı görülüyor. Vakfiyede belirtilen İbrahim Bey, muhtemelen Saide Hatun’un oğlu olup, ailesi dönemin önemli devlet adamlarıyla bağlantılı. Vakfın bazı arazileri günümüzde yanlış isimlerle kayıtlı olsa da tarihî önemi korunuyor.
Saide Hatun’un mezarının Kalkancık Mahallesi’nde olduğu düşünülüyor. XVI. yüzyıl Osmanlı vakıf tahrirlerinde de vakfın gelir kaynakları ve sınırları detaylı şekilde kaydedilmiş, vakfın zenginliği ve toplumsal etkisi belgelenmiştir.
İbrahim Esat Güler




