Kayseri’de 1860 yılında Deliklitaş Mahallesi’nde doğan Hacı Zühdü Efendi, Lülecizade ailesindendi. Mahalle mektebinde başladığı eğitimini Damad Emin Efendi, Hacı Kasım Efendi ve Hacı Hafız Efendi’nin yanında medrese tahsiliyle sürdürdü. Soyadı kanunu sonrası “Sayram” soyadını aldı.
Hacı Zühdü Efendi, ilim öğrenmek amacıyla Trablusgarb’a giderek Nakşibendi tarikatını öğrendi; İstanbul’daki Kelami Dergahı’nda Kadiri tarikatının erkanını edindi. İlim ve ahlak sahibi, heybetli ve etkili vaazlarıyla tanınan Zühdü Efendi, 1915 kışında Kayseri’ye dönerek Daru’l Hilafe’de hadis, tefsir ve fıkıh dersleri vermeye başladı. Eğitim verdiği öğrenciler arasında Kilimli Ağazade Hasan Okutan, Mehmed Ali Satoğlu ve Başkatibzade Ragıb Bey yer aldı.
Zühdü Efendi, memur maaşı olmayan alimlere bağlanan “Mustehıkkin-i İlmiye” maaşını almakta, Kabe’ye giderek hacı olmuştu. İlmi sohbetlerinde, gazilik ve şahadet konularındaki görüşlerini paylaşarak öğrencilerini bilinçlendirdi.
Vefat ettiğinde Kayseri müftüsü Abdullah Develioğlu görevdeydi. Cenazesi çok kalabalık bir topluluk tarafından kaldırıldı; bu, Hacı Zühdü Efendi’nin halk ve öğrenciler üzerindeki etkisini ortaya koydu. Develioğlu, vaizliği dolayısıyla dönemin Diyanet İşleri Başkanı Şerafettin Yaltkaya’ya bir ta’ziyetname göndermişti.
Mezarı Seyyid Burhaneddin Mezarlığı’nın güneydoğu köşesinde, kardeşi Mustafa Efendi ile birlikte bulunuyor. Halen Kocasinan’a bağlı Mevlana Mahallesi’nde onun adına “Hacı Zühdü Efendi Sokağı” bulunmaktadır. Vaizler olarak sözlü kültürü önemseyen Hacı Zühdü Efendi’nin bilinen yazılı bir eseri bulunmamaktadır.
Yusuf Kartal





Saygıdeğer Yusuf Hocam kalemize sağlık Çok teşekkürler çok istifadeli oldu bu konuda daha geniş bilgi edinebilsek daha çok seviniriz böyle ilginç konular kayseri şehrine anlam kazandırıyor Şehrin tarihini şehirdeki yaşanmışlıkları aktarmanız şehri ayrı bir güzelleştiriyor