(DÜHA) - Kayseri’nin tarihi dokusunu taşıyan Tek Göz Köprüsü, yüzyıllardır Kızılırmak’ın sularına gölge düşürmeye devam ediyor. Sabahın ilk ışıklarında köprünün altında oltasını tutan yalnız bir balıkçı, bu kadim yapının asırlık huzurunu kendi sessizliğine taşıyor.Sis, nehrin yüzeyinde ince bir tül gibi süzülürken güneş köprünün kemerinden doğuyor. Sandalındaki balıkçı, geçmiş ile günümüz arasında bir zaman köprüsü oluştururcasına sessizce bekliyor. Bu sahne, Kayseri’nin tarihî mirası ile günümüz yaşamının zarif bir kesişimi gibi görünüyor.Tek Göz Köprüsü’nün Tarihi
Bölgedeki Osmanlı dönemi taş köprü mimarisinin en karakteristik örneklerinden biri olan köprü, tek büyük kemerden oluşur ve adını buradan alır. Küçük yan açıklıklar sel baskınlarını önlemek için eklenmiştir. Tarihçiler, köprünün 16. veya 17. yüzyılda inşa edildiğini tahmin ediyor. O dönemde Kayseri, ticaret yollarının kritik bir durağıydı ve köprü sadece taş değil, tüccarların ve yolcuların hikâyeleriyle de örüldü.Köprünün Altındaki Hayat
Bugün, köprünün altında geçen anlar Kayseri’nin modern hayatına dair kesitler sunuyor. Sabahları oltasını alan balıkçılar, doğanın ve köprünün sessizliğinin tadını çıkarıyor. Üstten geçen araçlar ve yayalar çoğu zaman bu küçük hikâyelerin farkında değil. Ancak bir balıkçının kayığı ve güneşin sislerin içinden yükselişi, köprünün değişmeyen ruhunu görünür kılıyor.Kayseri’nin Hafızası
Tek Göz Köprüsü, sadece bir taş yapı değil; Kayseri’nin kültürel hafızasının yaşayan bir parçası. Yüzyıllar boyunca sel, kurak yazlar ve kervanların ayak izlerine tanıklık eden köprü, bugün hâlâ bir balıkçının sabah mesaisiyle hayat buluyor. Tarih burada nefes alıyor, hikâyeler ise sessizce akıyor.FOTOĞRAF: Yusuf KartalBuse Yıldız
Bölgedeki Osmanlı dönemi taş köprü mimarisinin en karakteristik örneklerinden biri olan köprü, tek büyük kemerden oluşur ve adını buradan alır. Küçük yan açıklıklar sel baskınlarını önlemek için eklenmiştir. Tarihçiler, köprünün 16. veya 17. yüzyılda inşa edildiğini tahmin ediyor. O dönemde Kayseri, ticaret yollarının kritik bir durağıydı ve köprü sadece taş değil, tüccarların ve yolcuların hikâyeleriyle de örüldü.Köprünün Altındaki Hayat
Bugün, köprünün altında geçen anlar Kayseri’nin modern hayatına dair kesitler sunuyor. Sabahları oltasını alan balıkçılar, doğanın ve köprünün sessizliğinin tadını çıkarıyor. Üstten geçen araçlar ve yayalar çoğu zaman bu küçük hikâyelerin farkında değil. Ancak bir balıkçının kayığı ve güneşin sislerin içinden yükselişi, köprünün değişmeyen ruhunu görünür kılıyor.Kayseri’nin Hafızası
Tek Göz Köprüsü, sadece bir taş yapı değil; Kayseri’nin kültürel hafızasının yaşayan bir parçası. Yüzyıllar boyunca sel, kurak yazlar ve kervanların ayak izlerine tanıklık eden köprü, bugün hâlâ bir balıkçının sabah mesaisiyle hayat buluyor. Tarih burada nefes alıyor, hikâyeler ise sessizce akıyor.FOTOĞRAF: Yusuf KartalBuse Yıldız





