Kayseri kamuoyu son günlerde, 2004 yılında mütevazı bir kadın sağlığı merkezi olarak yola çıkıp devasa bir sağlık ve turizm kompleksine dönüşen Hüma markasının etrafında dönen iddialarla sarsılıyor. Eski Ommer Oteli'ni uluslararası bir markaya dönüştüren, hemen yanındaki alışveriş merkezini devasa bir hastane kompleksine çeviren grubun yükselişi, beklenmedik bir şekilde konkordato ve ardından gelen iflas kararıyla duraksadı. Ancak asıl fırtına, bu iflas kararının hukuki bir sonuçtan ziyade, planlı bir operasyon olduğu iddialarıyla koptu.
Milyarlık Can Suyuna Kimler Engel Oldu
Sürecin en kafa karıştırıcı noktası ise tam da ekonomik darboğazdan çıkış biletinin bulunduğu anda yaşandı. Hüma yönetimi, Tayland merkezli Silveroni firması ile 2,7 milyar liralık devasa bir ortaklık kurarak şehre sıcak para girişinin önünü açmıştı. Ancak bu can suyu, iddialara göre birilerini ciddi anlamda rahatsız etti. Hüma Grup CEO'su Avukat Feride Hande Batmaz'ın, ortada sistematik bir kötülük var diyerek fitilini ateşlediği tartışma, yatırımcı ortağın sahneye çıkmasıyla tam bir hesaplaşmaya dönüştü.
Utandıran Peşkeş Ve Siyasi Parmak Çıkışı
Silveroni firmasının Kayserili kurucusu Peyda Çetin, yaşananların basit bir iflas süreci olmadığını, aksine çok tehlikeli bir oyunun sahnelendiğini iddia ederek sessizliğini bozdu. Kayserili olmaktan utanıyorum diyecek kadar öfkelenen Çetin'in iddiaları, şehirdeki bazı güç odaklarını doğrudan hedef alıyor. Çetin'e göre asıl senaryo; hastanenin açılışını geciktirmek, değerini düşürmek ve ardından iflas masasından yok pahasına satın alarak başkalarına peşkeş çekmek. İşin daha da vahim tarafı, Çetin bu organizasyonun arkasında siyasi kimlikli kişilerin olduğunu ve bu isimlerin fütursuzca Cumhurbaşkanının adını kullandıklarını öne sürüyor.
Soğuk Odalarda Kilitlenen Doğalgaz Vanaları
İddialar sadece masa başı oyunlarıyla sınırlı değil; sahada da fiili engellemelerin yaşandığı belirtiliyor. Çetin'in açıklamalarındaki en vurucu detay, hastaneyi hizmete açıp uluslararası para transferini gerçekleştirmeye çalıştıkları kritik bir anda beş yıldızlı otelin doğalgazının aniden kesilmesi oldu. İlgili kurumlardan çözüm arayan yetkililerin aldığı, ortada siyasi bir parmak var biz karışamayız şeklindeki yanıt ise, Kayseri'de bürokrasinin ve ticaretin nasıl bir baskı altında tutulmaya çalışıldığının acı bir özeti niteliğinde.
Sıradaki Hamle Ulusal Medya Mı
Yüzlerce taşeronun, işçinin ve alacaklının milyonlarca dolarlık ödeme beklediği bir ortamda, dışarıdan gelen temiz ve yasal bir yatırımın bu şekilde boğulmaya çalışılması yatırımcı cephesinde bardağı taşırmış durumda. Peyda Çetin'in, baskıların devam etmesi halinde tüm bu kirli çamaşırları tek tek ulusal medyaya dökeceği yönündeki resti, Kayseri'de suların daha uzun süre durulmayacağının en net göstergesi.
Sılanur Atila




