Henüz 12 yaşındayken arkadaşı İsmail Mutlu ile birlikte kendi sinema makinelerini yapmaya karar veren Uluçay, üç yıllık çabanın ardından topladıkları film parçalarını birleştirerek köy halkına küçük gösterimler düzenledi. Bu amatör ruh, ileride Türk sinemasının en özgün hikâyelerinden birine dönüşecekti.
Uluçay, arkadaşları İsmail Mutlu ve Şerif Akarsu ile “Tepecik Köyü Arkadaş Sinema Grubu”nu kurarak köyde sinema üretimine başlayan ilk ekiplerden biri oldu. Almanya’da yaşayan bir gurbetçiden temin ettikleri eski bir betamax kamera ile çektikleri Optik Düşler, grubun ilk filmi olarak dikkat çekti.
Sinemaya gönül veren Uluçay, geçimini sağlamak için bir yandan kamyon şoförlüğü ve inşaat işçiliği gibi işlerde çalıştı; diğer yandan hayal ettiği filmleri üretmeye devam etti. 2007 yılında çekimlerine başladığı Bozkırda Deniz Kabuğu filmini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı.
Ahmet Uluçay, yalnızca sinemayla değil, edebiyatla da ilgileniyor; çeşitli dergilerde şiirleri yayımlanıyor, roman çalışmalarına zaman ayırıyordu. Hem ulusal hem de uluslararası festivallerde büyük ilgi gören filmleri, amatör ruhun profesyonel sinemaya nasıl ilham verebileceğinin en güçlü örneklerinden biri oldu.
Başarılı yönetmen, beyin tümörü nedeniyle İstanbul’da tedavi gördüğü sırada zatürreye yakalanarak 30 Kasım 2009’da hayatını kaybetti. Geride, köyden çıkan bir sinema mucizesinin ilham veren öyküsünü bıraktı.
FilmleriOptik DüşlerKarpuz Kabuğundan Gemiler YapmakKoloni (kısa film)Bizim Köyün Şairi (belgesel)Bozkırda Deniz Kabuğu (tamamlanamayan proje)





