Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisini küresel standartlara taşımayı amaçlayan kapsamlı bir reform paketini kamuoyuna sundu. Bakan Şimşek, 2026 yılının bir reform yılı olarak belirlendiğini ve bu doğrultuda Türkiye’nin ekonomik çerçevesinin Singapur, Hong Kong ve Hollanda gibi merkezlerle uyumlu hale getirileceğini vurguladı. Bu stratejinin sadece bir teşvik paketi olmadığını belirten Şimşek, bunun tam anlamıyla bir ekonomik konumlanma ve yapısal dönüşüm hamlesi olduğunu ifade etti.
Dijital Şirket Rejimi İle Çevrimiçi Girişimcilik
Paketin en dikkat çekici maddelerinden biri olan dijital şirket rejimi ile Türkiye’de şirket kurma ve yönetme süreçleri kökten değişiyor. Yeni rejim kapsamında şirket kuruluşu, tüm ticari faaliyetler ve resmi işlemler tamamen çevrimiçi ortamda gerçekleştirilebilecek. Girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla çalışanlara hisse opsiyonu planları, vergi verimliliği ve sermaye katılımı gibi teşvikler getirilecek. Ayrıca Terminal İstanbul projesi kapsamında eski havalimanı terminal binaları modern birer start-up merkezine dönüştürülerek teknoloji ve inovasyonun kalbi haline getirilecek.
Transit Ticarette Yüzde 100 Vergi İstisnası
Türkiye’yi rekabetçi bir transit ticaret merkezi haline getirmeyi hedefleyen düzenleme ile önemli vergi avantajları sağlandı. Buna göre, İstanbul Finans Merkezi’nde yerleşik olan şirketler transit ticaretten elde ettikleri kazançlarda yüzde 100 vergi istisnasından yararlanacak. Finans merkezi dışındaki bölgelerde ise bu istisna oranı yüzde 95 olarak uygulanacak. Bakan Şimşek, bu adımın Türk finansal piyasalarını derinleştireceğini ve İstanbul’un büyük bir finans merkezi olarak desteklenmesine 2047 yılına kadar uzanan teşviklerle yardımcı olacağını belirtti.
Sermaye Ve Yetenek Çekme Stratejisi
Hükümetin sermaye ve nitelikli insan gücünü Türkiye’ye çekme hedefi doğrultusunda, yatırım yoluyla vatandaşlık ve ikamet programlarındaki kriterler de netleşti. Yatırım yoluyla vatandaşlıkta eşik değerin yaklaşık 500 bin dolar, gayrimenkul alımında ise 400 bin dolar seviyesinde olduğu ve sermayenin en az üç yıl tutulması gerektiği hatırlatıldı. "Eve getir" stratejisiyle yurt dışındaki Türk vatandaşlarının nakit, altın ve menkul kıymet gibi varlıklarını Türkiye’ye çekmeyi amaçlayan bakanlık, bu sayede iç piyasalardaki likiditeyi ve yatırım kapasitesini artırmayı planlıyor.
Sılanur Atila





