Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş sürecinde başlayan Milli Mücadele döneminde, Kurtuluş Savaşı sırasında bir milli marş ihtiyacı doğdu. Halkın topyekun örgütlenmesi ve moralinin güçlendirilmesi amacıyla İstiklal Marşı yazım süreci başlatıldı. Osmanlı’da ulusal bir marş bulunmadığından, yalnızca ordunun mehteran marşları vardı; miras alınacak bir ulusal eser mevcut değildi. 1921 yılında Ankara’daki Büyük Millet Meclisi, milli marş yazımı için 500 TL ödüllü bir yarışma açtı. Yarışmayı yürüten Milli Eğitim Bakanı (Maarif Vekaleti) Rıza Nur, hem güfte hem de beste için ayrı 500 TL ödül belirledi. Yarışmanın duyurusu ülke genelinde gazetelere ve halka ulaştırıldı; altı aylık süre zarfında Meclise toplam 724 şiir gönderildi. İlan şöyleydi:“Şairlerimizin dikkatine: Milletimizin dahili ve harici İstiklal uğruna girişmiş olduğu mücadeleyi ifade ve terennüm için bir İstiklal Marşı. İşbu müsabaka, 23 Kanun-u evvel sene 36 tarihine kadar olup bir heyeti edebiye tarafından intihap edilecektir ve kabul edilen eserin güftesi için beş yüz lira mükafat verilecektir. Beste için bilahare ayrıca müsabaka açılacaktır. Müracaatlar Ankara’da Büyük Millet Meclisi Maarif Vekaletine yapılacaktır.” Meclis, 724 şiiri değerlendirmek üzere Maarif Vekaleti bünyesinde bir komisyon kurdu. Komisyon, eserleri tek tek inceledikten sonra 6 şiiri finale seçti ve bu eserler Meclis Matbaası’nda basılarak milletvekillerine dağıtıldı. Bu noktada tarihsel kaynaklar, Mehmet Akif Ersoy’un yarışmaya başlangıçta katılmadığını ortaya koyar. Akif, para ödülüne karşı çıkarak “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.” demiştir. Hamdullah Suphi’nin ikna çabaları sonucu Mehmet Akif, 5 Şubat 1921’de Taceddin Dergâhı’nda yaklaşık 10 gün içinde 10 kıtalık İstiklal Marşı’nı kaleme aldı. Mehmet Akif, “Kahraman Ordumuza” notuyla marşı Meclise teslim etti. Hamdullah Suphi tarafından Meclis kürsüsünde okunan eser, milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı. Marş, 17 Şubat 1921’de Hakmiyeti Milliye ve Sebilürreşat gazetelerinde yayımlandı; 12 Mart 1921’de TBMM’de resmi olarak kabul edildi. Mehmet Akif, ödülü Darülmesai kurumuna bağışladı ve marşını Safahat eserine dahil etmedi; “İstiklal Marşı Türk Milleti’nin eseridir” sözleriyle milli karakterini vurguladı. İstiklal Marşı’nın bestelenmesi için 1924’te açılan yarışmada Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi kabul edildi; 1930 yılında ise Osman Zeki Üngör’ün bestesi yürürlüğe girdi.Seda Kantekin
GÜNDEM
Yayınlanma: 12 Mart 2026 - 11:57
Milli Mücadelede Bir Nota: İstiklal Marşı'nın Doğuşu!
Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı, 724 şiir arasından seçildi. 12 Mart 1921’de TBMM’de kabul edilerek Türk milletinin bağımsızlık sembolü oldu
GÜNDEM
12 Mart 2026 - 11:57





