Dünya mimarlık tarihine yön veren büyük usta Mimar Sinan, vefatının 438'inci yıl dönümünde doğup büyüdüğü Kayseri'nin Ağırnas Mahallesi'nde düzenlenen törenle anıldı. Etkinlikler kapsamında Mimar Sinan Evi'ni ziyaret eden Kayseri protokolüne bilgiler veren Mimar Sinan Evi Sorumlusu Ahmet Bektaş, Sinan'ın eserlerinin sadece taş ve harçtan ibaret olmadığını, bir medeniyetin ve uygarlığın imzası olduğunu vurguladı. Bektaş, ustanın etkisinin coğrafi sınırları aştığını belirterek, hangi şehre gidilirse gidilsin Sinan'ın izine rastlanacağını, Orta Doğu'da 4 mezhebin eğitim alacağı medreselerin bile onun imzasını taşıdığını ifade etti. Sadece Bir Mimar Değil Usta Bir RestoratörAhmet Bektaş, Sinan'ın pek bilinmeyen bir yönüne, restoratör kimliğine de dikkat çekti. Bektaş, ustanın Divriği Ulu Camii ve Bursa Ulu Camii gibi kadim yapıların yanı sıra Mevlana Hazretleri'nin türbesinin de restorasyonunu üstlendiğini hatırlattı. Sinan'ın kendi birikimini ailesine de aktardığını söyleyen Bektaş, Mevlana Türbesi önünde bulunan Sultan Selim Camisi'nin, bizzat Sinan'ın yetiştirdiği oğlu Mustafa'ya ait olduğunu ve Mustafa'nın da babasının izinde 17 eser bıraktığını dile getirdi. Eser Sayısı Gizemini KoruyorSinan'ın üretkenliğinin boyutlarına dair çarpıcı rakamlar paylaşan Bektaş, büyük ustanın eser sayısının hala tam olarak bilinemediğini ifade etti. Sadece türbesinin pencere kitabesinde bile 400 mescitten bahsedildiğini belirten Bektaş, bilinen 107 caminin 47'sinin İstanbul'da bulunduğunu aktardı. Sinan'ın Şam, Bağdat, Filistin, Mısır ve Anadolu'yu karış karış gezerek Osmanlı üslubunu ortaya koyduğunu söyleyen Bektaş, Sinan'ı bizim kültürümüz, bizim rönesansımız ve bizim çağımız olarak niteleyerek bu büyük dehanın hikayesinin Ağırnas'tan başladığının altını çizdi. Kaynak: Haber Merkezi Sılanur Atila
KÜLTÜR SANAT
Yayınlanma: 09 Nisan 2026 - 19:58
Mimar Sinan Evi Sorumlusu Bektaş: Hangi Şehre Giderseniz Sinan'ı Göreceksiniz
Mimar Sinan'ın sadece devasa camilerin mimarı değil, aynı zamanda Mevlana Türbesi'nden Bursa Ulu Camii'ne kadar pek çok tarihi yapının gizli koruyucusu olduğu ve eser sayısının bugün bile tam olarak tespit edilemediği açıklandı.
KÜLTÜR SANAT
09 Nisan 2026 - 19:58





