Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü gelenekleriyle Kayseri, bayramları sadece dini bir vecibe olarak değil, aynı zamanda şehrin sosyal dokusunu güçlendiren ortak bir ibadet ve yardımlaşma zamanı olarak yaşadı. Eski Kayseri’de bayramın yaklaştığı, takvimlerden önce şehrin sokaklarında, çarşılarında ve evlerinde başlayan yoğun hazırlıklardan anlaşılırdı. 19 ve 20. yüzyılın başlarına ait hatıratlar ile şehir kayıtları, Kayseri’de bayram hazırlıklarının kendine özgü kurallar ve ritüeller çerçevesinde gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor. Bayram öncesindeki bu süreç, şehrin ekonomik ve sosyal hayatını hareketlendiren önemli bir dönem olarak dikkat çekiyordu. Bayramdan haftalar önce Kapalı Çarşı, Sarraflar Çarşısı ve Bedesten çevresinde büyük bir yoğunluk yaşanırdı. Kayserili esnaf, bayramlık kumaşları, meşhur akide şekerlerini ve çocuk kunduralarını hazırlarken ticareti yalnızca kazanç kapısı olarak değil, aynı zamanda bereketin ve ahilik geleneğinin bir yansıması olarak görürdü. Evlerde ise bayram hazırlıkları ayrı bir heyecanla sürerdi. Günler öncesinden mahalle kadınları bir araya gelir, Kayseri ketesi için hamurlar yoğurulur, büyük bir incelikle ev baklavaları açılırdı. Taş fırınların önünde sabaha kadar süren kete ve baklava hazırlıkları, mahalle kültürünün en güçlü unsurlarından biri olarak kabul edilirdi. Arefe günü ikindi namazının ardından şehirde farklı bir atmosfer oluşurdu. Kabristan ziyaretleri gerçekleştirilir, geçmişler için dualar edilirdi. Kabir başlarında sulanan çiçekler ise Kayseri insanının geçmişine ve köklerine duyduğu bağlılığın bir göstergesi olarak görülürdü. Kayseri’de bayram sabahları düzen ve maneviyat içerisinde başlardı. Cami-i Kebir, Hunat ve Kurşunlu gibi tarihi camilerde bayram namazları kılınır, namaz sonrasında cami avlularında toplu bayramlaşmalar yapılırdı. Bu bayramlaşmalarda zengin-fakir, küs-barışık ayrımı gözetilmez, herkes aynı sevinci paylaşırdı. Evlerde kurulan bayram sofraları ise aile birlikteliğinin en önemli göstergelerinden biriydi. Bayramın ilk günü hazırlanan sofralarda Kayseri mantısı, su böreği ve bamya çorbası önemli yer tutardı. Eski Kayseri’de bayramlar yalnızca kutlama günleri olarak görülmezdi. Yetimlerin gözetildiği, yaşlıların ziyaret edildiği, yardımlaşmanın ve toplumsal dayanışmanın en üst seviyeye ulaştığı özel zamanlar olarak değerlendirilirdi. Bir çocuğun yeni kundurasıyla yaşadığı sevinç de, bir büyüğün elini öpen gencin aldığı dua da şehrin kültürel kimliğini oluşturan değerlerin bir parçasıydı. Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, geçmişten bugüne ulaşan bu bayram kültürünün Kayseri’nin toplumsal hafızasında önemli bir yer tuttuğunu belirterek, geçmişin samimi niyetlerini ve güzel adetlerini geleceğe taşımanın bu topraklara karşı önemli bir vefa sorumluluğu olduğunu ifade etti.Seda Kantekin
GÜNDEM
Yayınlanma: 31 Mayıs 2026 - 21:17
Güncelleme: 31 Mayıs 2026 - 21:18
Murat Cahid Cıngı Anlattı: Maziden Atiye Uzanan Köprü, Kayseri'de Bayramların Kadim Ruhu
Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, çarşılardan kabristanlara, bayram sofralarından mahalle kültürüne uzanan asırlık geleneklerle Kayseri’nin bayram hafızasını anlattı.
GÜNDEM
31 Mayıs 2026 - 21:17
Güncelleme: 31 Mayıs 2026 - 21:18





