Cemal Kamacı, 1943’te Trabzon Maçka’nın Kapu köyünde doğdu. Yoksul bir ailenin 10 çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Kamacı, çocuk yaşta İstanbul’a gelerek hem okul hem de Beyazıt’ta tezgahtarlık yaparak hayatla erken tanıştı.
Futbol hayali, bir mahalle maçında kırılan ayağıyla son buldu. Doktorlar bir daha yürüyemeyeceğini söylese de Cemal Kamacı pes etmedi. 14 yaşında güreş ve boksla tanıştı, kısa sürede yeteneği fark edildi. İlk maçını kazansa da yorgunluktan vazgeçmek istedi, fakat kısa süre sonra geri dönerek üst üste üç yıl Türkiye şampiyonu oldu.
1967’de Avrupa’ya çıkan Kamacı, dil, ev ve konfor sorunu olmadan ringlerde zafer kazandı. 79 profesyonel maçının neredeyse tamamını galibiyetle tamamladı ve hiç nakavt olmadı. Dört kez Avrupa şampiyonu oldu, dünya klasmanında ilk üçe girdi ve Madison Square Garden’da ringe çıkan ilk Türklerden biri oldu. 1972’de Ali Sami Yen Stadı’nda 42 bin kişinin önünde Avrupa şampiyonluğunu aldı.
Ancak hayat, ringde yenemediği rakiplerden çok daha ağır bir darbeyi getirdi. 3 yaşındaki kızı Meltem’i menenjitten kaybeden Kamacı, hayattaki ilk ve en ağır nakavtını burada aldı. Bu kayıp, şöhretin geçici olduğunu fark ettirdi ve onu daha sade bir hayata, inanca ve duaya yöneltti.
1976’da boksu bırakan Cemal Kamacı, Sakarya’ya yerleşti. Sporla bağını koparmadı; disiplin ve çalışkanlık hayatının temel taşları olarak kaldı. Ringlerdeki başarıları kadar, yaşadığı zorluklarla başa çıkma hikâyesi de Türkiye’de sporseverlere ilham vermeye devam ediyor.
Yusuf Kartal




