ABD ve İran hattında diplomasi ile savaş senaryoları iç içe geçmiş durumda. Bir yanda Umman’ın başkenti Muskat’ta kurulan müzakere masası, diğer yanda Pentagon’un "haftalar sürecek" operasyon planları... Başkan Donald Trump, "anlaşma olmazsa felaket olur" mesajını verirken, Washington’ın B planının sadece nükleer tesisleri değil, İran’ın devlet otoritesini tamamen felç etmeyi kapsadığı ortaya çıktı. 6 Şubat’ta Muskat’ta başlayan görüşmelerde taraflar "iyi niyet" mesajları verse de, perde arkasında işler kızışıyor. Beyaz Saray, İran’la yürütülen müzakerelerin başarısız olması ihtimaline karşı askeri sopayı göstermekten çekinmiyor. Hali hazırda bölgede bulunan USS Abraham Lincoln ve ona eşlik eden üç savaş gemisine ek olarak, Trump ikinci bir uçak gemisi filosunun "çok yakında" yola çıkacağını duyurdu. Beyaz Saray önünde konuşan Trump, bu hamleyi "Büyük, çok büyük bir güç" sözleriyle tanımlayarak, anlaşma sağlanamazsa bu gücün kullanılacağını ima etti. Reuters’a konuşan ve isimlerinin gizli kalmasını isteyen iki üst düzey ABD’li yetkili, masadaki savaş planının kapsamının genişlediğini sızdırdı. İddiaya göre Pentagon, İran’ın olası bir misillemesini de hesaba katarak, operasyonu sadece nükleer altyapı ile sınırlı tutmayacak. Hazırlanan yeni harekat planı, İran’ın devlet binalarını, güvenlik merkezlerini ve yönetim kademesini hedef alan, haftalarca sürebilecek karmaşık bir bombardıman stratejisine dayanıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly de "Tüm seçenekler Başkan’ın masasında" diyerek bu hazırlığı dolaylı yoldan doğruladı. Maduro Göndermesi ve "Rejim Değişikliği" İtirafıTrump’ın Kuzey Carolina’daki Fort Bragg Askeri Üssü’ne yaptığı ziyaret ise Tahran’a verilen mesajın dozunu artırdı. Venezuela lideri Maduro’yu hedef alan operasyona (metindeki kurgusal olay) katılan askerleri "büyük savaşçılar" olarak öven Trump, İran konusunda da ağzındaki baklayı çıkardı. İran’da 47 yıldır süren mevcut durumun artık değişmesi gerektiğini savunan ABD Başkanı, "Rejim değişikliği en iyi senaryo gibi görünüyor" diyerek nihai hedefini açık etti. İran’ın nükleer tesislerinin önceki saldırılarda "toz toprak" haline geldiğini iddia eden Trump, olası bir yeni harekatta "geriye kalan her şeyi yok edeceklerini" belirtti. Trump’ın kırmızı çizgisi ise net: "Sıfır zenginleştirme." İki ülke arasındaki bu son gerilim dalgası, aslında 2025’in Aralık ayında İran’da başlayan ekonomik protestolara dayanıyor. Paranın değer kaybıyla sokağa dökülen halka Trump’ın "Devam edin, yardım yolda" diyerek destek vermesi, ipleri germişti. İnsan hakları örgütü HRANA’nın verilerine göre 7 bin kişinin öldüğü olaylar, Ocak ayında bastırılmıştı. O dönem Amerikan basını (Axios), Trump’ın lojistik ve diplomatik nedenlerle saldırıdan vazgeçtiğini yazsa da, bugün gelinen noktada Washington, yarım kalan hesabı kapatmak istiyor gibi görünüyor. Muskat’taki masada ise işler düğümlenmiş durumda. İran, "Sadece nükleer konuyu konuşurum, gerisine karışmam" derken; ABD ve İsrail, İran’ın balistik füze programını ve bölgesel milislere verdiği desteği de bitirmesini şart koşuyor. Tahran sokaklarına asılan "Rüzgar eken fırtına biçer" afişleri ile Washington’dan gelen "Uçak gemisi yolda" açıklamaları arasında, Ortadoğu nefesini tutmuş durumda. Kaynak: Haber MerkeziSılanur Atila
DÜNYA
Yayınlanma: 14 Şubat 2026 - 12:32
Savaş Kapıda mı? ABD İkinci Uçak Gemisini Gönderiyor
Masada el sıkışılırken arka kapıda hazırlanan o plan deşifre oldu. Beyaz Saray’dan gelen son açıklama ve bölgeye doğru yola çıkan dev güç, tüm dengeleri değiştirecek nitelikte. İşte Washington’ın B planı...
DÜNYA
14 Şubat 2026 - 12:32





