(DÜHA) Türkiye’de şehit cenazelerinde kullanılan üçgen ve düz tabutların neden farklı olduğu, son dönemde yeniden gündeme geldi. Uzmanlara göre bu fark yalnızca estetik bir tercih değil; dini, sembolik ve tarihsel anlamları olan köklü bir geleneğin devamı niteliğinde.
İslam inancında ölüm karşısında herkesin eşit olduğu vurgulanırken, cenazeler çoğunlukla kefenle defnedilir. Ancak bazı durumlarda pratik gerekçelerle tabut kullanılır ve bunların sade olması tercih edilir. Şehitlik ise İslam’da özel bir mertebe olarak kabul edildiğinden cenaze törenlerinde farklı semboller kullanılabilmektedir.
Askeri törenlerde yaygın olarak kullanılan üçgen tabutlar, şehadet, yücelik ve onur kavramlarını temsil ediyor. Üçgen formun zirveyi ve ilahi yükselişi simgelediği belirtilirken, üzerine serilen Türk bayrağı şehidin millete olan bağlılığını ifade ediyor. Bazı yorumlara göre üçgenin köşeleri iman, teslimiyet ve bağlılığı temsil ediyor.
Düz (kare prizma) tabutlar ise daha sade yapısıyla öne çıkıyor. Bu tabutlar genellikle beden bütünlüğünün olmadığı durumlarda —örneğin patlama, yangın veya benzeri ağır koşullarda— tercih ediliyor. Uzmanlar, düz tabutun kullanılmasının şehide verilen değerin azaldığı anlamına gelmediğini, aksine zorunluluktan kaynaklanan teknik bir tercih olduğunu vurguluyor.
Tarihçiler, üçgen tabut kullanımının Osmanlı dönemindeki devlet ve komuta merasimlerinden günümüze uzandığını belirtiyor. Cumhuriyet dönemiyle birlikte modern askeri törenlerle bütünleşen bu gelenek, şehit cenazelerinde saygının bir sembolü hâline geldi.
Askeri yetkililer, tabutun şekli ne olursa olsun tüm tören unsurlarının aynı hassasiyetle yerine getirildiğini ifade ediyor. Saygı nöbeti, bando marşı ve uğurlama düzeni her şehit için eksiksiz uygulanıyor.
Uzmanların ortak görüşü ise net: Tabutun şekli değil, şehide gösterilen saygı esastır. Amaç, vatanı için can veren kahramanı en onurlu şekilde sonsuzluğa uğurlamaktır.
Haber Yusuf Kartal





