Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta patlak veren savaşta iki hafta geride kalırken, sahadaki sıcak çatışmalar küresel piyasalarda tam anlamıyla bir enerji krizine dönüştü. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin sağlandığı kritik geçiş noktası Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin aksaması ve stratejik tesislerin hedef alınması, petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açıyor.
Petrol Fiyatlarında Tarihi Dalgalanma
Savaş öncesi varil fiyatı 70 dolar seviyelerinde seyreden Brent petrol, krizin patlak vermesiyle hızla tırmanışa geçti. Geçtiğimiz günlerde 119,50 dolara kadar çıkarak zirveyi gören petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın bitebileceğine dair verdiği ilk sinyallerle bir miktar gerilemişti. Ancak Trump'ın 11 Mart'ta "İşi bitireceğiz" diyerek sert bir çıkış yapması, piyasalardaki ateşi yeniden harladı. İran'ın bu açıklamaya ticari gemileri vurarak misilleme yapmasının ardından, ABD güçleri İran'ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası'ndaki tüm askeri hedefleri imha ettiğini duyurdu. Trump'ın, İran'ı Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri engellemesi halinde petrol altyapısını da vurmakla tehdit etmesinin ardından Brent petrol haftayı 103,14 dolardan kapattı. Bu rakam, savaş öncesine göre yüzde 42,3'lük devasa bir artış anlamına geliyor.
Katar'da Üretim Durdu, Avrupa Gazı Uçtu
Savaşın sarsıcı etkileri sadece petrolle sınırlı kalmadı, küresel LNG piyasası da büyük bir darbe aldı. Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar'ın Ras Laffan tesislerindeki üretimin güvenlik riskleri nedeniyle durdurulması, küresel LNG arzının beşte birini tehlikeye attı. Bu durum Avrupa piyasalarına anında yansıdı. Avrupa'nın en önemli doğalgaz ticaret noktası olan Hollanda merkezli TTF'te savaş öncesi 31,9 avro olan nisan vadeli kontrat fiyatları, haftayı megavatsaat başına 50,1 avro seviyesinden kapatarak sert bir yükseliş kaydetti.
Türkiye Ekonomisi İçin Çanlar Çalıyor
Günde 17-20 milyon varil ham petrolün geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki bu kilitlenme, küresel enflasyonu tetikleyecek bir saatli bombaya dönüşmüş durumda. Artan enerji fiyatları, dünya genelinde üretim ve nakliye maliyetlerini doğrudan yükseltiyor. Bu tablodan en çok yara alacak ülkelerin başında ise enerjide yüzde 90'ın üzerinde dışa bağımlı olan Türkiye geliyor. Uzmanlar, petrol ve doğalgaz faturasındaki bu astronomik artışın Türkiye'nin dış ticaret açığını büyüteceği, enflasyonu körükleyeceği ve vatandaşın alım gücünde ciddi düşüşlere neden olabileceği konusunda uyarıyor.
Sılanur Atila





