Siyaset arenasında yaşanan kurultay depremi, finansal piyasalarda da artçı sarsıntılara yol açtı. JPMorgan tarafından yayımlanan güncel değerlendirme raporunda, Türkiye’deki siyasi riskin lira üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi. Banka analistleri, "Siyasi riskteki artış lira için ters bir döneme denk geldi" ifadesini kullanarak, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele ve lirayı koruma hamlesi olarak önümüzdeki günlerde faiz artışına gidebileceğini öngördü.
Merkez Bankası, İran eksenli Orta Doğu geriliminin enflasyonu tetikleyici etkisine karşı zaten piyasayı yüzde 37’lik politika faizi yerine yüzde 40’lık gecelik fonlama maliyetiyle destekliyordu. Ancak mahkeme kararıyla derinleşen siyasi belirsizlik, kurumun 11 Haziran’daki olağan toplantısını beklemeden, hatta daha erken bir tarihte repo faizini yüzde 40’a çekme ihtimalini masaya getirdi. Piyasalar, dünkü yüzde 6’lık devasa BIST 100 kaybının ardından bugün toparlanma çabasına girse de, kırılganlık devam ediyor.
Piyasaları sakinleştirmek adına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında bir araya gelen Finansal İstikrar Komitesi, "anlık ve yakından izleme" vurgusu yaptı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ekonomisinin güçlü sermaye tamponlarına sahip olduğu iddia edilse de, yatırımcılar siyasi gündemdeki her yeni gelişmeyi döviz kurları üzerinde bir risk olarak görmeye devam ediyor. CHP’deki görev değişimlerinin hukuk düzenindeki etkileri netleşene kadar, para piyasalarının Merkez Bankası’ndan gelecek "yeni bir faiz artışı" kararına endeksli kalacağı tahmin ediliyor.
Sılanur Atila





