Sovyetler Birliği lideri Joseph Stalin döneminde yürütülen 1937–1938 Büyük Tasfiye süreci, yalnızca bir siyasi operasyon olarak değil, aynı zamanda birçok halk için derin bir toplumsal ve kültürel travma olarak hatırlanıyor.
Tarihçilerin verilerine göre bu dönemde Sovyet coğrafyasında yaklaşık 700 bin kişi idam edildi, yüz binlerce insan da Gulag çalışma kamplarına gönderildi. Soğuk, açlık ve ağır çalışma koşulları, özellikle sürgün bölgelerinde büyük kayıplara yol açtı.
Hedefte Aydınlar Vardı
Türk dünyasında ise tasfiyeler, özellikle aydın kesimi etkiledi. Şairler, yazarlar, dil reformcuları ve milli bilinç inşasında rol alan düşünürler “milliyetçilik” suçlamasıyla yargılandı.
Azerbaycan’da
Ahmet Cevat 1937’de Bakü’de idam edildi.
Mikail Müşfik 1938’de kurşuna dizildi.
Hüseyin Cavid sürgüne gönderildi, 1941’de Sibirya’da hayatını kaybetti.
Özbekistan’da
Abdurrauf Fıtrat 4 Ekim 1938’de idam edildi.
Abdullah Kadiri aynı gün infaz edildi.
Çolpan tasfiye sürecinde kurşuna dizildi.
Kazakistan’da
Alihan Bökeyhanov 1937’de idam edildi.
Mağcan Jumabayev 1938’de kurşuna dizildi.
Ahmet Baytursunoğlu milli alfabe çalışmaları nedeniyle hedef alındı ve idam edildi.
Saken Seyfullin ve İlyas Cansügirov da tasfiyelerde hayatını kaybetti.
Kırgızistan’da
Kasım Tınıstanov infaz edildi.
Törekul Aytmatov 1938’de kurşuna dizildi ve Bişkek yakınlarındaki toplu mezara gömüldü.
Törekul Aytmatov, dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un babasıydı. Yıllar sonra Çon-Taş’ta ortaya çıkarılan toplu mezar, bugün Ata-Beyit Anıt Kompleksi olarak anılıyor.
Tatar düşünür Mirsaid Sultan Galiyev de Türk dünyası birliği fikrini savunduğu gerekçesiyle 1940’ta idam edildi.
Kültürel Bir Kırılma
Uzmanlara göre 1937–38 tasfiyeleri yalnızca siyasi bir temizlik hareketi değil, aynı zamanda kültürel hafızaya yönelik sert bir müdahale niteliği taşıyor. Birçok ülkede bugün bu isimler yeniden anılıyor; şiirleri ve eserleri yayımlanıyor, itibarları iade ediliyor.
Bakü’de, Taşkent’te, Almatı’da ve Bişkek’te anma programları düzenleniyor. Aradan geçen onca yıla rağmen o dönemin izleri, Türk dünyasının kolektif hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi





