Kayserispor, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşadığı sezonun ardından köklü bir yapısal değişikliğe gidiyor. Göreve geldiği ilk günden itibaren "yılda 300 maç izlediğini" belirterek vizyoner bir sportif direktör portresi çizen ancak sahada bunun aksine transfer fiyaskoları ve oyuncu yönetimi zafiyetleriyle anılan Muhammed Türkmen, Kayseri macerasını noktaladı. Kulüp binasından eşyalarını toplayarak ayrılan Türkmen’in, özellikle küme düşme yolunda takıma yaşattığı idari istikrarsızlık ve taktiksel karmaşa, sarı-kırmızılı camiada uzun süre tepki çekmişti.
Sportif direktörlük görevine ek olarak kulübede teknik sorumluluk koltuğuna da oturan Türkmen’in, 1,5 yıllık süreçte hakemlere yönelik sert tavırları ve toplamda 6 kırmızı kart görerek saha kenarındaki disiplin sorununu körüklemesi taraftarlarca büyük eleştiri konusu olmuştu. Son oynanan Konyaspor maçında Kapalı Kale tribünlerinden yükselen istifa çağrılarına daha fazla direnemeyen yönetim, nihai kararı vererek Türkmen’i görevden aldı.

Öte yandan, spor kulislerinde Türkmen’in Kayserispor’un başarısına odaklanmak yerine vaktinin büyük kısmını özel ilgi alanlarına ve klip çekimlerine ayırdığı iddiaları camiada büyük yankı uyandırdı. Takımın ligde kalma mücadelesi verdiği kritik süreçlerde, sportif direktörün profesyonellikten uzak bu tercihlerinin kulübün idari başarısına gölge düşürdüğü ve taraftarın tepkisinin altında da "odak noktası kulüp değil klip" eleştirisinin yattığı iddia ediliyor. Takıma verilmesi gereken mesai, disiplin ve bütçenin saha içi başarı yerine Türkmen’in kişisel prodüksiyon maceralarına harcanıp harcanmadığı soruları camiayı karıştırırken, Kayseri’de "sözde" profesyonellikten "özde" başarısızlığa ve setlere uzanan bu süreç, kulübün yeni dönemde nasıl bir yönetim anlayışı sergileyeceği sorularını da beraberinde getirdi.
Sılanur Atila





