Çin yönetiminin davetiyle 1949 yılında işgal edilen Doğu Türkistan’a giden Türk gazeteci ve yazarlardan oluşan heyetin ziyareti, Uygur diasporasında ve bölgeyle ilgili hassasiyet taşıyan çevrelerde tartışmalara neden oldu.
Uzun süredir insan hakları ihlalleri, kültürel kısıtlamalar ve kitlesel gözaltı iddialarıyla uluslararası kamuoyunun gündeminde olan Doğu Türkistan’a yönelik ziyaretler, Çin yönetiminin kontrolünde gerçekleştirildiği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Türk Gazeteci Heyeti Çin Davetiyle Bölgeye Gitti
12 Temmuz 2026’da Türkiye’den bir grup gazeteci ve yazar, Çin yönetiminin daveti üzerine Doğu Türkistan’a gitti.
Heyette İsmail Saymaz, Mehmet Ali Güller, Özlem Gürses, Zeynel Lüle, Mustafa Kemal Erdemol, İrem Karataş, Çiğdem Akdemir, Cangül Örnek, Şükrü Küçükşahin, Bülent Aydemir, Eda Lermi, Murat Taylan ve emekli amiral Türker Ertürk gibi isimlerin yer aldığı belirtildi.
Gazeteci Mehmet Ali Güller, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Çin’in resmi söyleminde kullandığı “Xinjiang-Uygur bölgesi” ifadesiyle bölgeye geldiklerini duyurdu. Güller, ziyaret kapsamında edindikleri izlenimleri kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti.

Program Çin Makamları Tarafından Hazırlandı İddiası
Heyetin ziyaret programında özellikle Kaşgar ve Urumçi gibi bölgelerin öne çıktığı görüldü. Çin kaynakları ve sosyal medya paylaşımlarında heyetin Kaşgar Eski Şehir bölgesi başta olmak üzere turistik alanları gezdiği görüntüler yer aldı.
Ancak daha önce farklı ülkelerden gelen gazeteci gruplarına yönelik benzer ziyaretlerde olduğu gibi, programların Çin makamları tarafından belirlenen güzergâhlarla sınırlı tutulduğu yönündeki eleştiriler yeniden gündeme geldi.
Eleştirilerin odağında ise gazetecilerin bölgedeki gerçek yaşam koşullarını bağımsız şekilde gözlemleyip gözlemleyemediği, sıradan Uygurlarla serbest şekilde görüşme imkânı bulup bulamadığı ve hassas bölgelerde inceleme yapıp yapamadığı soruları yer aldı.
Özlem Gürses’in Açıklamaları Sosyal Medyada Gündem Oldu
Heyette bulunan gazeteci Özlem Gürses’in Kaşgar ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmeler de tartışma konusu oldu.
Gürses, canlı yayınında Çinli yetkililerle gerçekleştirilen görüşmelerden, kaldıkları otelden ve bölgedeki pazarlardan bahsetti. Kaşgar’daki bazı pazarların Türkiye’deki pazarlara benzediğini ifade eden Gürses, tezgâhlardaki bıçak ve satırların zincirle bağlı olduğunu aktardı.
Gürses’in Uygur yazısıyla ilgili kullandığı bazı ifadeler ise sosyal medyada eleştirildi. Uygurcanın Türk dilleri ailesine ait olduğu ve günümüzde Arap alfabesi temelli Uygur yazı sisteminin kullanıldığı hatırlatıldı.
“Gazetecilik Sorgulamayı Gerektirir”
Ziyaretin ardından yapılan eleştirilerde, gazetecilerin yalnızca resmi programlarla yetinmemesi gerektiği vurgulandı.
Eleştirileri dile getiren çevreler, “Gazetecinin görevi kendisine gösterileni aktarmak değil, gösterilmeyeni araştırmaktır” değerlendirmesinde bulunarak, heyetten bağımsız gözlem, farklı kaynaklarla görüşme ve bölgedeki gerçek tabloyu ortaya koyacak kapsamlı bir çalışma beklediklerini ifade etti.
Doğu Türkistan ziyareti, basın özgürlüğü, gazetecilik bağımsızlığı ve uluslararası ziyaretlerin şeffaflığı konularındaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Uğur Çağrı Güngör




