İsrail ve ABD'nin, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a başlattığı askeri operasyonlar, bölgeyi kan gölüne çevirmeye devam ediyor. Dokuzuncu gününe giren savaşta saldırıların hedefi olan sivil noktalar artarken, insani bilanço da her geçen gün ağırlaşıyor. İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani'nin açıklamalarına göre, saldırıların başından bu yana en az 1332 İranlı sivil yaşamını yitirdi ve binlerce kişi yaralandı. Saldırılarda İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili de hayatını kaybetti.
Nükleer Silah Söylemi Yerini Yatırım Planına Bıraktı
ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların temel nedenini "nükleer silah üretimi ihtimali" olarak açıklasa da, Washington'dan gelen son itiraflar savaşın gerçek niyetini gözler önüne seriyor. Savaşın maliyeti Amerikan vergi mükellefleri üzerinde baskı yaratınca, Amerikalı siyasetçiler kamuoyunu ikna etmek için durumu bir "jeopolitik yatırım" olarak pazarlamaya başladı. ABD Kongresi'nin şahin isimlerinden Senatör Lindsey Graham'ın, katıldığı bir televizyon programında saldırı maliyetlerini "şimdiye kadar harcanan en iyi para" olarak tanımlaması dikkatleri asıl hedefe çekti.
Petrol Rezervlerinin Üçte Birine Göz Dikildi
Operasyonun nihai amacının Tahran'da "dost" bir hükümet kurmak olduğunu belirten Senatör Graham, "Bu rejim düştüğünde yeni bir Orta Doğu'ya sahip olacağız ve büyük miktarda paralar kazanacağız" ifadelerini kullandı. Venezuela ve İran'ın dünya petrol rezervlerinin yüzde 31'ine sahip olduğunu hatırlatan Graham, bu rezervlerin kontrolü için bir ortaklık kuracaklarını ve bu durumun kendileri için harika bir yatırım olduğunu iddia etti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de bu söylemi destekleyerek, enerji sektörlerinin Amerikan sermayesine açılmasının "yeni bir altın çağ" başlatacağını ve doların küresel rezerv statüsünü yüzyıllık bir garantiye alacağını savundu.
Sıradaki Hedef Hark Adası Ve Küresel Kriz Riski
Kulislerden sızan bilgilere göre, operasyonun bir sonraki aşamasında İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 90'ından fazlasının gerçekleştiği, ülkenin can damarı konumundaki stratejik Hark Adası'nın işgal edilmesi veya hizmet dışı bırakılması planlanıyor. Ancak askeri uzmanlar, Hark Adası'na yönelik bir saldırının, halihazırda 114 doları gören petrol fiyatlarını 150-200 dolar bandına taşıyarak dünya ekonomisini felç edebilecek küresel bir şok dalgası yaratabileceği konusunda uyarıyor.
Savaşın Gerçek Faturası: Sistemin İflası
ABD'li siyasetçiler durumu bir yatırım olarak sunsa da, İran'ın misilleme saldırıları sahadaki gerçeğin çok daha yıkıcı olduğunu gösteriyor. İran, İsrail'in yanı sıra ABD'nin Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'deki üslerini hedef alarak şiddetli karşılıklar veriyor. Uydu görüntüleri, ABD'nin bölgede on yıllardır inşa ettiği yüz milyarlarca dolarlık radar sistemlerinin, THAAD ve Patriot gibi pahalı hava savunma sistemlerinin kullanılamaz hale geldiğini ortaya koyuyor. Pentagon yetkilileri, imha edilen bu ileri teknoloji sistemlerin yerine yenilerinin konulmasının on yılı bulabileceğini belirtirken; Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve tankerlerin vurulması, küresel bir ekonomik felce doğru gidişatı hızlandırıyor.
Sılanur Atila





