Yargıtay Büyük Genel Kurulu, hukuk yargılamalarında tarafların dava sürecindeki taleplerine ilişkin önemli bir içtihat değişikliğine gitti. Alınan kararla birlikte, dava dilekçesinde yer almayan taleplerin kısmen ıslah yoluyla sonradan davaya dahil edilmesinin mümkün olmayacağı belirtildi.

Resmî Gazete’de yayımlanan 8 Mayıs 2026 tarihli içtihadı birleştirme kararı, ıslah kurumunun kullanım alanına ilişkin sınırları yeniden belirledi. Hukuk yargılamasında tarafların yaptıkları usul işlemlerini bir defaya mahsus olmak üzere tamamen veya kısmen düzeltmelerine imkân sağlayan ıslah yöntemi, yeni kararla birlikte daha dar kapsamda uygulanacak.
Yargıtay, dava dilekçesinde açıkça belirtilmeyen bir talebin daha sonra ıslah yoluyla dosyaya eklenemeyeceğine karar verdi. Kararda, davacıların dava açarken tüm taleplerini eksiksiz ve açık şekilde ortaya koyması gerektiği vurgulandı.
Yüksek Mahkeme, hangi hukuki korumanın talep edildiğinin dava dilekçesinde herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekti.

Kararın, yargı süreçlerinin daha düzenli, hızlı ve öngörülebilir şekilde ilerlemesini amaçladığı değerlendiriliyor. Yeni uygulamayla birlikte dava açılırken taleplerin doğru ve kapsamlı şekilde hazırlanmasının daha büyük önem kazanacağı ifade ediliyor.
Yargıtay kararında ayrıca, dava konusu edilmeyen bir hususun sonradan ıslah yoluyla eklenmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında da sorun oluşturabileceğine dikkat çekildi. İçtihat değişikliğinin, hukuk davalarında dava stratejilerini doğrudan etkileyebilecek önemli bir gelişme olduğu belirtiliyor.
Sudenur Akarca





