Caminin iç mekânı, sözlü kaynaklara göre altı ay boyunca Beyşehir Gölü’nde bekletilen 48 sedir ağacı sütun tarafından taşınıyor. Bu yöntem, ahşabın dayanıklılığını artırarak yapının yüzyıllar boyunca ayakta kalmasını sağladı.
Renk, Matematik ve İnanç Bir AradaEşrefoğlu Camii’nin mihrabı, Selçuklu estetiğinin en zarif örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Mekke yönünü gösteren mihrap, turkuaz ve kobalt tonlarında karmaşık mozaik çinilerle bezenmiş durumda.
Caminin minberi ise ayrı bir sanat eseri niteliğinde. Kündekâri tekniğiyle, yani çivi ve tutkal kullanılmadan, yüzlerce ahşap parçanın birbirine geçirilmesiyle yapılan minber; Selçuklu ustalarının üstün matematiksel bilgisi ve el işçiliğini gözler önüne seriyor.Karla Serinleyen CamiYapının en dikkat çekici unsurlarından biri de caminin merkezinde yer alan kar çukuru. 1940’lı yıllara kadar bu çukur, çevredeki dağlardan getirilen karla dolduruluyordu. Kar, yaz aylarında caminin serin kalmasını sağlarken, aynı zamanda ahşap yapının ihtiyaç duyduğu doğal nem dengesini koruyordu.
Mimariyle Yapılan Bir ZikirEşrefoğlu Camii, yalnızca bir ibadet mekânı değil; uyum, oran ve güzellik yoluyla maneviyata çağıran bir mimari anlayışın somut ifadesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre cami, Selçuklu zanaatkârlarının mimari form aracılığıyla manevi anlamı nasıl yansıttıklarının en etkileyici örneklerinden biri.Tarihle, sanatla ve inançla ilgilenenler için Eşrefoğlu Camii, Türkiye’de mutlaka görülmesi gereken eserler arasında yer alıyor.İbrahim Esat Güler
Renk, Matematik ve İnanç Bir AradaEşrefoğlu Camii’nin mihrabı, Selçuklu estetiğinin en zarif örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Mekke yönünü gösteren mihrap, turkuaz ve kobalt tonlarında karmaşık mozaik çinilerle bezenmiş durumda.
Caminin minberi ise ayrı bir sanat eseri niteliğinde. Kündekâri tekniğiyle, yani çivi ve tutkal kullanılmadan, yüzlerce ahşap parçanın birbirine geçirilmesiyle yapılan minber; Selçuklu ustalarının üstün matematiksel bilgisi ve el işçiliğini gözler önüne seriyor.Karla Serinleyen CamiYapının en dikkat çekici unsurlarından biri de caminin merkezinde yer alan kar çukuru. 1940’lı yıllara kadar bu çukur, çevredeki dağlardan getirilen karla dolduruluyordu. Kar, yaz aylarında caminin serin kalmasını sağlarken, aynı zamanda ahşap yapının ihtiyaç duyduğu doğal nem dengesini koruyordu.
Mimariyle Yapılan Bir ZikirEşrefoğlu Camii, yalnızca bir ibadet mekânı değil; uyum, oran ve güzellik yoluyla maneviyata çağıran bir mimari anlayışın somut ifadesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre cami, Selçuklu zanaatkârlarının mimari form aracılığıyla manevi anlamı nasıl yansıttıklarının en etkileyici örneklerinden biri.Tarihle, sanatla ve inançla ilgilenenler için Eşrefoğlu Camii, Türkiye’de mutlaka görülmesi gereken eserler arasında yer alıyor.İbrahim Esat Güler 




