Ve bugün, bir milletin bağımsızlık sesini yazan şairin, bu dünyadan nasıl uğurlandığını bir kez daha hatırlıyoruz.
Cenaze namazı Beyazıt Camii’nde kılınacaktı. Caminin avlusunda az sayıda insan vardı. Sessizlik hâkimdi.
Bir otomobil yaklaştı. İçinden üç hamal, üzeri örtüsüz bir tabut çıkardı.Önce, kimsesiz bir garibanın cenazesi sanıldı.
Sonra fısıltı yayıldı:
“Bu tabut Mehmet Akif’in.”O an camide sessiz bir kıyamet koptu.
Sanki Akif’i kefensiz, sahipsiz getirmişlerdi. Gözyaşları tutulamadı.Gençler Omuzladı
Bir anda Darülfünun öğrencileri her yandan camiye akın etti. Gençler, gözyaşları içinde çıplak tabuta sarıldı.
O gün Akif’i devlet değil, gençlik omuzladı.Cenazede devlet erkânından tek bir kişi bile yoktu.
Dahası, cenazeye katılanlar takip edildi, isimleri not alındı, haklarında soruşturmalar açıldı.Yok Sayılan Bir Büyük Şair
Mehmet Akif, vefatından sonra da uzun yıllar resmî olarak anılmadı.
Devlet tören düzenlemedi, eserleri basılmadı, adı görmezden gelindi.
Bazı gazetelerde Akif için, “milli değil, dini şair” denilerek anma törenlerine karşı çıkan yazılar yayımlandı.Oysa o,
“Korkma!” diyerek bir milletin karanlığını aydınlatan sesti.
Top mermileri altında yazılmış bir marşın şairiydi.Bir Millete Ait Bir VicdanMehmet Akif Ersoy;
yalnızca bir şair değil,
yalnızca bir fikir adamı değil,
bir milletin vicdanıydı.Bugün, onu çıplak bir tabutla uğurlayanların hüznü hâlâ hafızamızda.
Ama yazdığı dizelerle, verdiği mücadeleyle, ödünsüz duruşuyla
hala dimdik ayakta.İstiklal Marşı’nı yazan kalem sustu belki,
ama sesi bu topraklarda hâlâ yankılanıyor.İbrahim Esat Güler
Cenaze namazı Beyazıt Camii’nde kılınacaktı. Caminin avlusunda az sayıda insan vardı. Sessizlik hâkimdi.Bir otomobil yaklaştı. İçinden üç hamal, üzeri örtüsüz bir tabut çıkardı.Önce, kimsesiz bir garibanın cenazesi sanıldı.
Sonra fısıltı yayıldı:
“Bu tabut Mehmet Akif’in.”O an camide sessiz bir kıyamet koptu.
Sanki Akif’i kefensiz, sahipsiz getirmişlerdi. Gözyaşları tutulamadı.Gençler Omuzladı
Bir anda Darülfünun öğrencileri her yandan camiye akın etti. Gençler, gözyaşları içinde çıplak tabuta sarıldı.O gün Akif’i devlet değil, gençlik omuzladı.Cenazede devlet erkânından tek bir kişi bile yoktu.
Dahası, cenazeye katılanlar takip edildi, isimleri not alındı, haklarında soruşturmalar açıldı.Yok Sayılan Bir Büyük Şair
Mehmet Akif, vefatından sonra da uzun yıllar resmî olarak anılmadı.Devlet tören düzenlemedi, eserleri basılmadı, adı görmezden gelindi.
Bazı gazetelerde Akif için, “milli değil, dini şair” denilerek anma törenlerine karşı çıkan yazılar yayımlandı.Oysa o,
“Korkma!” diyerek bir milletin karanlığını aydınlatan sesti.
Top mermileri altında yazılmış bir marşın şairiydi.Bir Millete Ait Bir VicdanMehmet Akif Ersoy;
yalnızca bir şair değil,
yalnızca bir fikir adamı değil,
bir milletin vicdanıydı.Bugün, onu çıplak bir tabutla uğurlayanların hüznü hâlâ hafızamızda.
Ama yazdığı dizelerle, verdiği mücadeleyle, ödünsüz duruşuyla
hala dimdik ayakta.İstiklal Marşı’nı yazan kalem sustu belki,
ama sesi bu topraklarda hâlâ yankılanıyor.İbrahim Esat Güler





