Muhalefetin, özellikle diploma ve yolsuzluk iddiaları karşısında sessiz kaldığını vurgulayan Erdoğan, CHP’nin kendi iç hesaplaşmalarıyla meşgul olduğunu belirtti.
Erdoğan, muhalefetin siyasi tartışmaları, sloganlar ve polemiklerle yürüttüğünü dile getirerek, “CHP’siyle, medyasıyla, diğer yapılarıyla muhalefet, yargının ortaya koyduğu iddialara asla cevap veremiyor. Bunun yerine konuyu siyasi sloganlarla örtbas etmeye çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.
“Hırsları Aklı Esir Almış Durumda”
Muhalefetin hukuki süreci siyasi bir malzeme haline getirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, sert ifadelerle tepkisini dile getirdi:
"Polisimize saldıracak, hâkim ve savcıları tehdit edecek kadar muvazeneyi yitirmiş vaziyetteler. Eğer gerçekten haklı olduklarına inanıyorlarsa, hukuki delillerle konuşsunlar. Ama bunu yapmıyorlar, çünkü iddiaların gerçek olduğunu en iyi kendileri biliyor."
Erdoğan, CHP içindeki çekişmelerin partiyi derin bir krize sürüklediğini belirterek, parti yönetiminin kamuoyuna farklı, kendi içinde ise bambaşka bir tavır sergilediğini öne sürdü:
"Kamuoyu önünde timsah gözyaşları döken CHP yöneticileri, kapalı kapılar ardında rakiplerini eledikleri için sevinçten yerlerinde duramıyorlar. Bu artık bir siyasi mücadele değil, kişisel hırsların ve ihtirasların savaşıdır."
“CHP’nin Meselesi Milletin Değil, Bir Avuç Muhterisin Derdi”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin kendi iç kavgalarıyla meşgul olduğunu ve bu tartışmaların milletin gerçek sorunlarını gölgede bıraktığını vurguladı:
"Bizim ne şahsen ne parti olarak ne de ittifak olarak muhalefetin müsamerelerine ayıracak vaktimiz yok. Türkiye’yi kalkındırma mücadelesi veriyoruz, onların ise tek derdi birbirlerini saf dışı bırakmak."
Türkiye’nin gerçek gündemiyle ilgilendiklerini söyleyen Erdoğan, AK Parti’nin 23 yıldır ülkeye hizmet ettiğini ve Türkiye Yüzyılı’nın inşasında kararlılıkla ilerlediklerini belirtti.





