Kayseri Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Meclis Üyesi Şahin Ülker, 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde yaptığı açıklamada, Kayseri’de deprem riskine ilişkin hazırlanan bilimsel raporlar arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu belirtti. Ülker, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün Kayseri yöresi için hazırladığı rapor ile mikrobölgeleme çalışmaları arasında uyumsuzluklar olduğunu savundu.
Depremle yüzleşmenin yalnızca anma paylaşımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Ülker, belediyenin bütçe tercihlerine dikkat çekti. Özel Kalem için ayrılan yüksek bütçeye karşın Afet İşleri Daire Başkanlığı’na ayrılan kaynağın yetersiz olduğunu dile getiren Ülker, bu tabloyla depreme dirençli bir şehir oluşturulamayacağını söyledi.
Ülker, Kahramanmaraş depremleri sonrası MTA tarafından hazırlanan “Kayseri yöresi diri faylar ve özellikleri” raporunda riskli alanların açıkça ortaya konduğunu hatırlatarak, buna rağmen farklı raporların gerekçe gösterilerek imar uygulamalarının sürdürülmesini eleştirdi. Deprem güvenliği açısından plan kararlarının bilimsel verilerle uyumlu olması gerektiğini vurguladı.
Siyasetten bağımsız bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu belirten Ülker, akademisyenler, meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. MTA raporu ile mikrobölgeleme raporları arasındaki çelişkilerin şeffaf biçimde incelenmesini isteyen Ülker, doğru yaklaşımın belirlenerek şehir planlamasının buna göre yapılması çağrısında bulundu.
Ülker, bilimsel çalışmaları esas alan ve uzmanlarla işbirliğini önceleyen bir anlayış benimsenmesi halinde, 6 Şubat depremlerinden gerçek anlamda ders çıkarılabileceğini ve Kayseri’nin daha güvenli bir kent haline getirilebileceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: Haber Merkezi
Sılanur Atila




