Osmanlı döneminde musiki yalnızca bir sanat dalı olarak değil, aynı zamanda bir tedavi yöntemi olarak da kullanılıyordu. Özellikle darüşşifalarda uygulanan müzikle terapi anlayışında, insan bedeninin burçlara göre farklı titreşimlere sahip olduğu kabul ediliyor ve her burç için belirli makamlar öneriliyordu.
Kaynaklara göre, Koç burcu için zihin açıklığı ve baş ağrılarını dengelediğine inanılan Rast makamı tercih edilirken, Boğa burcunda boğaz ve tiroid rahatsızlıkları için Rehavi makamı öne çıkıyor. İkizler burcunda Hicaz makamı sinirsel denge ve nefes sorunları için kullanılırken, yengeç burcunda Zirgüleli Hicaz makamının mide ve duygusal dengeye katkı sunduğu belirtiliyor.
Aslan burcuna Nevâ makamı, Başak burcuna Buselik, Terazi burcuna Uşşak ve Akrep burcuna Segâh makamı öneriliyor. Bu makamların kalp sağlığı, sindirim sistemi, böbrek fonksiyonları ve üreme organları üzerinde olumlu etkiler oluşturduğuna inanılıyor.
Yay burcunda enerjik varyantıyla Rast makamı, Oğlak burcunda Isfahan, Kova burcu
nda Nihavend ve Balık burcunda ise Hüseyni makamı kullanılıyor. Osmanlı hekimleri, bu makamların yalnızca bedensel değil, ruhsal iyileşmeye de katkı sağladığını vurguluyordu.
Günümüzde müzik terapisine olan ilginin artmasıyla birlikte, Osmanlı’nın bu kadim şifa geleneği yeniden araştırılıyor ve alternatif terapi yöntemleri arasında yerini almaya devam ediyor.
Yusuf Kartal




