ABD-İsrail-İran hattında tırmanan gerilim ve Orta Doğu’da artan güvenlik riskleri, küresel enerji piyasalarında yeni bir dalgalanmaya yol açtı. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen petrol akışına ilişkin endişeler, ülkeleri alternatif tedarikçilere yönlendirdi.
Bu süreçte Hindistan’ın Rusya’dan yaklaşık 60 milyon varillik petrol alımı yaptığına ilişkin haberler uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Söz konusu alımın, Nisan ayı teslimatları için gerçekleştirildiği ve enerji arzındaki belirsizliklerin arttığı bir döneme denk geldiği ifade ediliyor.
Rusya’nın, Batı yaptırımlarına rağmen enerji ihracatında güçlü bir tedarikçi olarak konumunu koruması dikkat çekerken, Hindistan gibi büyük ekonomilerin yüksek hacimli alımları yaptırımların etkinliğine ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
Uzman değerlendirmelerinde, enerji ticaretindeki bu yönelimin Rusya’nın gelir akışını desteklediği ve küresel enerji denkleminde Moskova’nın ağırlığını artırdığı yorumları öne çıkıyor.
Yaşanan gelişmeler, savaşın yalnızca askeri değil ekonomik cephede de etkili olduğu değerlendirmelerini beraberinde getirirken, bazı uluslararası analizlerde “savaşın kazananı Rusya” ifadeleri kullanılıyor.
Öte yandan ABD-İsrail ile İran arasında süren gerilim kapsamında karşılıklı saldırı ve misilleme haberleri uluslararası basında yer almaya devam ediyor. Sürece ilişkin farklı iddialar ve açıklamalar ise bölgedeki belirsizliği artırıyor.
Buse Yıldız




