• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Resmi Reklamlar
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • 3. SAYFA
  • MAGAZİN
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • KÜLTÜR SANAT SPOR TEKNOLOJİ OTOMOBİL GENEL REKLAM
  • Ara
SON DAKİKA:
16:15
E-Ticarette Yeni Dönem! 1 Ağustos'ta Her Şey Değişiyor
15:51
Fatih Ürek'in Okul Vasiyeti Gerçekleşemedi! Ablası Acı Gerçeği Açıkladı
12:13
Yırtık Eldiven Cezadan Kurtarmadı! "Şef Yaz Dedi" Sözleri Gündem Oldu
11:49
İmamoğlu'ndan Yeni Parti açıklaması: "Özgür Özel ile yürüyelim"
11:39
Ahbap soruşturmasında bağış listesi ortaya çıktı! Acun Ilıcalı detayı dikkat çekti
11:32
Altın satışında yeni dönem! ATM'den gram altın dönemi başladı
10:37
Erciyes'te Acı Kaza! Mustafa Tümgüç Hayatını Kaybetti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
  1. Haberler
  2. GENEL
  3. Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı Yılmaz Güney
GENEL
Yayınlanma: 08 Eylül 2022 - 17:08
Güncelleme: 08 Eylül 2022 - 17:10

Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı Yılmaz Güney

Türk sinemasında "Çirkin Kral" olarak anılan, oyuncu, yönetmen ve senarist Yılmaz Güney'in, vefatının üzerinden 38 yıl geçti.

GENEL
08 Eylül 2022 - 17:08
Güncelleme: 08 Eylül 2022 - 17:10
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı Yılmaz Güney
Asıl adı Yılmaz Pütün olan sanatçı, Hamit ve Güllü Pütün çiftinin çocuğu olarak 1937'de Adana'nın Yenice köyünde dünyaya geldi.  

İlk ve orta öğrenimini Adana'da tamamlayan sanatçı, harçlığını çıkarmak üzere, henüz 13 yaşındayken bisikletiyle sinemalara 16 milimetrelik film bobinleri taşıdı, sırtındaki panoda, film afişlerini sergileyerek sinemaya ilk adımını attı.

Ardında çok sayıda unutulmaz eser bırakan Güney, verdiği bir röportajda çocukluk yıllarına ilişkin şu bilgileri vermişti:

"Adım, zorluklar karşısında eğilmez, umutsuzluğa kapılmaz, yılgınlığa düşmez ve baş eğmez anlamına gelir. Soyadım Pütün ise bir dağ meyvesinin kırılmaz çekirdeği demektir. 1937 yılında, Türkiye'de, bir güney şehri olan Adana'nın Yenice köyünde doğdum. Kürt asıllı, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biriyim. Annem dindardı ve okuma yazma bilmezdi. Babam ise okuma yazmayı askerde öğrenmişti. Annem gibi o da hiç okula gitmemişti. Dokuz yaşımdan bu yana hayatımı çalışarak kazandım. İlk işim dana gütmekti."

Atıf Yılmaz'ın asistanlığını yaptı Yılmaz Güney, And Film ve Kemal Film şirketlerinin bölge temsilciliklerinde film dağıtıcılığı yaptı. Sanatçının edebiyata ilgisi sinemaya yönelmesinde en önemli sebeplerden biri oldu.

Lise yıllarında çıkardığı "Doruk" adlı sanat dergisinde hikayeler de kaleme alan sanatçıya, yazdığı bir hikayeden dolayı 1955'te dava açıldı.

Sanatçı, Yaşar Kemal aracılığıyla Yeşilçam'ın usta yönetmenlerinden Atıf Yılmaz'la tanışarak, bir süre onun asistanlığını yaptı. "Yeni Ufuklar", "Onüç", "Pazar Postası" ve "Bir" dergilerinde de yazıları çıkan Güney, 18 yaşındayken kaleme aldığı "Üç Bilinmeyenli Eşitsizlik Sistemleri" adlı öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle 1,5 yıl hapis cezası aldı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine 1956'da giren Güney, 1957'de ayrılarak İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine kayıt oldu. Güney, yaptığı bir açıklamada, eğitimine devam edememesini şu sözlerle aktarmıştı:

"1957 yılında İstanbul'a, İktisat Fakültesinde öğrenim görme hayalleriyle geldim. Fakat devam edemedim. 1955'ten beri süren takibat ve mahkeme sonuçlanmıştı ve ben başlangıçta 7,5 yıl ağır hapis ve 2,5 yıl sürgün cezasına çarptırıldım. Daha sonra temyiz mahkemesi kararı bozdu. Yeniden görülen mahkeme sonucu cezam 1,5 yıl ağır hapis ve altı ay sürgün cezasına çevrildi. Öğrenimim yarım kalmıştı. Önümdeki tek yol, kendimi hayatın okulunda, hayatın kabul ettiği ve dayattığı öğretmenler aracılığıyla eğitmekti. Öyle yaptım."

"Bu Vatanın Çocukları" ve "Alageyik" filmleriyle ilk kez beyazperdede yer aldı Yılmaz Güney, 1959'da senaryosunu kendisinin kaleme aldığı, Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Bu Vatanın Çocukları" ve "Alageyik" filmleriyle ilk kez profesyonel anlamda oyunculuk yaptı. Bu filmlerin ardından "Güney" soyadını kullanmaya başlayan sanatçı, 1961'de Atıf Yılmaz'ın "Tatlı Bela" film setinde yönetmen yardımcılığı yaparken tutuklandı. Sanatçı, 1962'ye kadar cezaevinde kaldı, 6 ay Konya'ya sürgün edildi.

Sinemaya 1963'te yeniden dönen Güney, ağırlıklı olarak macera filmleri çekti. "İkisi de Cesurdu" adlı 1963 yapımı filmle seyirci karşısına çıkan sanatçı, senaryosunu yazdığı ve başrolünü oynadığı filmde, "kabadayı" karakterini oynadı. Filmlerinde haksızlığa uğrayan bir Anadolu çocuğunun isyanını işleyen Güney, Çirkin Kral olarak anılmaya başladı.

Güney, 1964'te "Kamalı Zeybek" filminin çekimleri sırasında tanıştığı oyuncu Nebahat Çehre ile 1967'de evlendi.

Yönetmenliğini Lütfi Akad'ın yaptığı 1967 yapımı "Hudutların Kanunu" filmindeki rolüyle, 1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" seçilen sanatçı, "Kahreden Kurşun", "Ben Öldükçe Yaşarım", "Kızılırmak", "Karakoyun", "İnce Cumali", "Çirkin Kral", "Seyit Han", "Toprağın Gelini", "Aç Kurtlar", "Zeyno", "Acı", "Vurguncular", "Baba" ve "Ağıt"ın da aralarında bulunduğu yüzü aşkın filmde yönetmen, senarist ve oyuncu olarak yer aldı.

Sanatçı, 1968'de Güney Film Yapım'ı kurdu ve aynı dönem çıkarmaya başladığı "Güney" dergisinde sinema ve sanatla ilgili görüşlerini, şiir ve öykülerini yayınladı.

Vatani görevini 1968-1970'te tamamlayan Güney, 1970 yapımı "Umut" filminde, senarist, yönetmen, yapımcı ve başrol oyuncusu olarak yer aldı. Sanatçı, define bulmak umuduyla bir hocanın peşinde tüm hayatını harcayan yoksul at arabacısı "Cabbar" karakteriyle sinemada büyük yankı uyandırdı. Umut, Adana Altın Koza Film Festivali'nden 6 ödülle dönerek, Türk sinema tarihinde bir dönüm noktası oldu.

Sinema tekniği, dili ve politik yönü ile Yılmaz Güney'in diğer filmlerinden ayrılan "Umut", daha sonra çekilecek siyasi filmlerin de öncüsü oldu. Yapım, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden "En İyi Erkek Oyuncu" ve Grenoble Film Festivali'nden ise "Seçici Kurul Özel Ödülü"nü kazandı. Sansür Kurulu tarafından yasaklanan film, 2015'te "47. Sinema Yazarları Derneği Türk Sineması Ödül Töreni"nde, yüzyılın en iyi 10 Türk filmi arasında ilk sırada yer aldı.

"Boynu Bükük Öldüler" romanıyla "Orhan Kemal Roman Ödülü"nü aldı Güney, yaklaşık 1,5 yıl evli kaldığı Nebahat Çehre'den 1968'de boşandıktan sonra 1970'te Jale Fatma Süleymangil'le evlendi. Çift, dünyaya gelen çocuklarına Remzi Yılmaz adını verdi. "Boynu Bükük Öldüler" adlı romanıyla 1972'de Orhan Kemal Roman Ödülü'nü alan sanatçı, çocukluğunu anlattığı karaktere oğlunun adını verdi. Sanatçının ayrıca Elif Güney adında biri kızı daha oldu.

12 Mart muhtırasının ardından yeniden tutuklanan sanatçı, bir hafta gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılarak 3 ay Nevşehir'e sürgün edildi. Güney, 1972'de yeniden gözaltına alınarak, 10 yıl hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı. 1974'te genel afla serbest kalan sanatçı, aynı yıl, yönetmen, yapımcı, senarist ve başrol oyuncusu olarak yer aldığı "Arkadaş" filmini tamamladı.

Aynı yıl bir cinayet olayına adı karışan sanatçı, yeniden hapse girdi.

Cezaevinde kaldığı süreçte eşine yazdığı mektupları, "Selimiye Mektupları" adlı kitapta topladı.

1981 yapımı "Yol" filmi, Cannes Film Festivali'nden "Altın Palmiye" ödülüyle ayrıldı Yılmaz Güney'in cezaevindeyken senaryosunu kaleme aldığı "Sürü" filmi, yönetmen Zeki Ökten tarafından beyaz perdeye aktarıldı. Senaryosunu Güney'in yazdığı, yönetmenliğini Şerif Gören'in üstlendiği 1981 yapımı "Yol" filmi, 1982'de Cannes Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ödülüne layık görüldü.

1982'de Türk vatandaşlığından çıkarılan sanatçı, Fransa'da 1983'te çektiği "Duvar" filmiyle 1984'te Cannes Film Festivali "Jüri Özel Ödülü"ne aday gösterildi.

Türk sinemasının dünyaya açılmasında önemli bir yeri olan, eserleriyle yurt içinde ve dışında çok sayıda ödül alan Güney, 114 filmde oyuncu, 26 filmde yönetmen, 15 filmde yapımcı, 64 filmde senarist olarak yer aldı.

Yılmaz Güney, mide kanseri sebebiyle 9 Eylül 1984'te Fransa'da hayata veda etti ve Paris'te Pere Lachaise Mezarlığı'na defnedildi.

 

  Muhabir: Hilal Uştuk


AA
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
Son Haberler
KTO Seçimlerinde Gözler Ali Özcan'da: Aday mı, İttifakın Parçası mı?
KTO Seçimlerinde Gözler Ali Özcan'da: Aday mı, İttifakın Parçası...
Filenin Sultanları Finalde! Çin'i Set Vermeden Geçtiler
Filenin Sultanları Finalde! Çin'i Set Vermeden Geçtiler
E-Ticarette Yeni Dönem! 1 Ağustos'ta Her Şey Değişiyor
E-Ticarette Yeni Dönem! 1 Ağustos'ta Her Şey Değişiyor
Melikgazi'nin Acı Günü! Mustafa Tümgüç Defnedildi
Melikgazi'nin Acı Günü! Mustafa Tümgüç Defnedildi
Erciyes 38 FK'da Yeni Dönem! Başkan Latif Ersoy
Erciyes 38 FK'da Yeni Dönem! Başkan Latif Ersoy
İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in tıbbı gözetim altında tutulduğu açıklandı
İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in tıbbı gözetim altında tutulduğu açıklandı

Ana Sayfa
Resmi Reklamlar
GÜNDEM
EKONOMİ
DÜNYA
EĞİTİM
3. SAYFA
MAGAZİN
SAĞLIK
SİYASET
KÜLTÜR SANAT
SPOR
TEKNOLOJİ
OTOMOBİL
GENEL
REKLAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GÜNDEM
  • KÜLTÜR SANAT
  • OTOMOBİL
  • SAĞLIK
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.