Homo Sapiens'ten Homo Bestia'ya
Öğrenen İnsan'dan Canavar İnsana
Homo Sapiens’ten Homo Bestia’ya
İnsan, yeryüzünde bilinen en karmaşık ve derin varlık. Bilim, edebiyat, medeniyetler ve dünya hayatına dair ne varsa merkezinde insan yer alıyor. İnsanlık tarihindeki bütün bilimler, dinler, felsefeler, psikoloji ve sosyoloji gibi alanlar, insanı ve toplumu anlamaya; onun gizemini çözmeye; ona anlam ve yön kazandırmaya çalışıyor. Hayatımızın en değerli anları, kendimizi, çevremizi ve diğer insanları anlamak veya anlamaya çalışmakla geçmiyor mu?
Ancak insanı çözümlemek, onun sırlarla dolu varoluşuna nüfuz etmek, hem gücümüzün hem de cesaretimizin ötesinde bir çaba. Yine de bu konuda söyleyecek birkaç sözümüz var.
İnsan: Karmaşık ve Çok Boyutlu Bir Varlık
İnsan yekpare bir varlık değil. Görünür bedeni bile oldukça karmaşık olan insanın, çok daha girift bir iç dünyası var. İnsan aklı, onu diğer canlılardan ayıran en temel özelliklerinden biri. Bu akıl, madde, mekân ve zaman sınırlarının ötesine uzanabilen ama yine de kendi sınırları içinde kalan bir yeti. İlginçtir ki “Görmediğime inanmam” diyen akıl, kendi varlığını bile görsel bir delille kanıtlayamaz.
Aklın temel işlevi, doğruyu yanlıştan, faydayı zarardan ayırt edebilmesidir. Ancak günümüz insanı, aklı yalnızca fayda odaklı bir araç olarak görüyor. Bu yüzden modern birey, kâr ve fayda peşinde koşan bir varlık olarak tanımlanıyor. Evrim teorisi de bu düşünceyi besleyerek insanı yalnızca Homo Sapiens —"düşünen ve bilen insan"— olarak tanımlıyor. Ancak bu tanım, insanın görünmeyen, ruhsal boyutunu görmezden geliyor.
Nefis: İnsan Doğasının Sınavı
İnsanın bir başka yönü ise "benlik" veya "nefistir." İnsan, varlığını sürdürebilmek için benliğine yüklenmiş programları takip eder: yeme, içme, cinsellik, daha iyi yaşama arzusu ve daha fazlasına sahip olma isteği. Ancak bu güdüler kontrol altına alınmazsa, insanı bir canavara dönüştürür. Büyük mutasavvıf Seyyid Burhanettin Tirmizî’nin şu uyarısı bu gerçeği ne güzel özetler:
“Denizdeki canavarı görüp de şaşma; içindeki canavarı gör de şaş!”
Egoist bir insandan doğan tehlikeler, insanın ne kadar kötü bir varlığa dönüşebileceğini gözler önüne seriyor. Modern tüketim toplumunun bireycilik, konfor ve zevke tapınma anlayışı, yalnız, doyumsuz ve kendini üstün gören "canavarlar" yaratmaya devam ediyor.
Homo Bestia’nın Belirtileri
Günümüzde yaşanan bazı olaylar, insanın ruhsal ve ahlaki çöküşünün yansımasıdır:
- Üçüncü sayfa haberleri: Para için bebeklere bile işkence eden ve onları öldürmekten çekinmeyen kişiler.
- Devletlerin çıkar savaşı: "Hak ve adalet" yerine, yalnızca "ülke çıkarları"nı savunan liderler.
- Ekolojik katliam: Zenginleşmek için milyonlarca ağacı ve hayvanı yok eden, doğayı talan eden şirketler ve onların politikacı ortakları.
Bu tür örnekler, insanlığın ahlaki yozlaşmasını gözler önüne seriyor. Evrim teorisinin iddia ettiği gibi her şey daha iyiye gitmiyor. Tam tersine, Homo Sapiens, bir dönüşüm geçirerek **Homo Bestia —"canavarlaşmış insan"— haline geliyor.
İnsan Ruhunun Yeniden Keşfi
Bu yazıyı bir soruyla bitirelim: İnsan, içindeki bu karanlığı nasıl yenebilir? Belki de cevabı, insanın inkar ettiği ve farkına bile varmadığı ruhunda aramalıyız.
Bir sonraki yazımızda, ruhun derinliklerine inmeye çalışacağız. Sevgiyle kalın.
Referanslar:
1. Seyyid Burhanettin Tirmizî’nin öğretileri.
2. Viktor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı.
3. Torstein Veblen, The Theory of the Leisure Class (Gösterişçi Tüketim).
4. Evrim teorisi ve insanın ahlaki evrimi üzerine modern çalışmalar.









Elit bir duruşunuz var hocam.Sizi beğenerek takip ediyorum
Sevgili hocam ufuk açıcı yazılarınızın devamını bekliyoruz.