Bu kez biraz daha mevsime insana yönelik bir yazı kaleme almak istedim.
Herkeste aynı şikayet aynı mutsuzluk enerji düşüklüğü aslında ne kadar maskelense de Yok mevsimden değil insandan…
Bu devrin en büyük kötülüğü kimsenin kendini düzeltmek istemediği gibi bir de maalesef başkasını acımasızca eleştirme hadsizliğini kısaca kerameti kendinden bilmesi…
Artık öyle bir güne geldik ki milliyetçi dediklerimiz teröriste methiye dizer oldu terörist nerde kalsa kahraman oldu.
Kahramanlar can verdi, analar evlat, çocuklar baba ,gelinler eş verdi sokak ortasında çocuklarımız suça sürüklenen çocuk acitesiyle temizlenmeye çalışılan hırtlara kurban gidiyor bir bir ama gelinen noktada ne edep, ne haya, ne ceza Allah ıslah etsin diyerek isyan etmekten başka elimizden dilimizden gelen yok!
Utanmadıktan sonra var dilediğini yap demiş büyüklerimiz ama utanmıyoruz arsızlığı ile yapılıyor her şey ne olsun.
Aslında konumuz bu olmamasına rağmen bu konuda da birkaç cümle yazmadan geçemedim açıkçası.
İnsanlara bakınca maskeye gerek duymadan olduğu gibi davrandıklarına şahit oluyor musunuz siz de? Bahsettiğim doğallık içtenlik falan değil.
Ona sözüm yok.
Vurgum başka kimsenin foyası ortaya çıksın diye zamana gerek kalmıyor yani, kim kime düşman, kim kime laf atmış, kim vefalı kim vefasız, kimin iki üç yorumla beğeniyle içindeki hangi açlığı kini sevgiyi yada mutluluğu doyurduğu öyle belli ki saf filitresiz mesela en çirkin hissi hareketi bile gizleme saklama utanma gereği duyulmuyor.
Herkes olgunlaşmış gibi görünüyor ama herkesin içinde bir çocuk, kimi saklıyor, kimi onunla oyun oynuyor…
Herkes mutlu görünüyor ama içten içe kimbilir neleri bastırmış…
Neleri atlatmış yada atlatamamış?
Kimini bir şarkı ile kimini bir bakışla ,kimini okuduğu, yazdığı ile kısmen de olsa anlamak mümkün…
Olduğu gibi olanlar da var tabi onları da kıskanç enerji vampirleri kurban seçip mıç mıç darlıyorlar…
Aslında bu devirde bir kahve içimi bir yolculuk bir alışveriş bir kriz bir mutluluk anı kimin ne olduğunu anlamaya yetiyor artıyor bile :)
Demem o ki hakikaten zor bir devirden geçiyoruz.
Herkesin ipliği kendi pazarında çıkıyor. Bütün yoğun duygular kin nefret özgüven sevgi aşk hırs kırgınlık hızla büyüyor ve bazen aynı hızla geçip gidiyor…
Yani demem o ki hızla tükettiğimiz kimsenin kötüyü kötülüğü dahi maskeleme gereği duymadığı bu çağda kendini tanımış, etrafını tanımış, ona göre aksiyon almış ve doğallığına olduğu gibiliğine, içtenliğine, eleştiri adı altında kin ve kıskançlığı salyalarıyla akıtanlara rağmen de kendi gibi olup, kendi kalan herkesi tebrik ediyorum ve başarılar diliyorum...
Hepimize Ey Okur…









Emeğinize ve kaleminize sağlık.Bir çok konulara nokta atışı ile değinmiş sınız.Nice doğrularda buluşmak dileğiyle başarılar dilerim.
Çok doğru canım ağzına sağlık
Kalemine gönlüne sağlık
Kaleminize sağlık Ruhsar Hanım